Babakonağı Köyü/Sultanlar Diyari - Ziyaretçi defteri
   
Babakonağı Köyü
  Ana Sayfa
  Ziyaretçi defteri

2008
Ziyaretçilerimizi Seviye ve hoşgörülü olmaya davet ederiz.

İsminiz:
E-mail adresiniz:
Bu siteyi nasıl değerlendiriyorsunuz:
Mesajın:

<-Geri

 1  2 Devam -> 
İsim:Carter Collins
E-mail:cartercreditunionoffer.linkgmail.com
Zaman:09.04.2018, 09:45 (UTC)
Mesaj:Benim adım Bay Carter Collins, özel ve kurumsal bireylere kredi verecek özel bir borç veren benim. Çok fazla banka tarafından reddedildin mi? İşinizi kurmak için finansmana ihtiyacınız var mı? İşletmenizin genişletilmesi için finansmana ihtiyacınız var mı? Yoksa kişisel bir krediye mi ihtiyacınız var? şimdi bize ulaşın :: cartercreditunionoffer.link@gmail.com

  Bu İşlemdeki Nitelikler:

   1) Borçlu, iyi niyetle ve sınırsız lütufla güvenilmeli. 2) Kötü kredi ile bile, bu şirkette Sınırsız lütuf ile Borçlu Krediyi hala garanti ediyoruz. 3) Düşük kredi ile bile Kredi Verilebilir. 4) Kredi faizinin sabit faiz oranı% 2'dir. 5000 dolar ile 30.000.000 dolar arasında bir borç veriyoruz.

BORROWERS VERİ FORMU

1) ADINIZ:
2) SEX:
3) ÜLKENİZ:
4) İŞİNİZ:
5) MARITAL DURUMUNUZ:
6) TELEFON NUMARASI:
7) AYLIK GELİR
8) ADRES:
9) AMAÇ:
10) KREDİ TALEPİ:
11) KREDİ SÜRESİ:

şimdi bize ulaşın :: cartercreditunionoffer.link@gmail.com
Saygılarımızla
Bay Carter Collins

İsim:UĞUR KESKİN
E-mail:ugur29keskinhotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:02.07.2016, 07:07 (UTC)
Mesaj:köyümün adına yapılan tüm emekler benim için değerlidir saygılar

İsim:ömer keskin
E-mail:ts61.eminhotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:14.11.2013, 11:17 (UTC)
Mesaj:ömer gazi keskin babakonagi köyü kelkit

İsim:recep yigit
E-mail:bozkurtyigit61hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:02.01.2013, 11:46 (UTC)
Mesaj:keskınoglu soyadı varmı bu koyde

İsim:HARUN ÇOBANOĞLU
E-mail:harun198029hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:29.07.2012, 09:41 (UTC)
Mesaj:slm köylülerim bu tarz haberleşme ve güncel haberleri görebildiğimiz bu sitede emeği geçen herkese tşklrimi iletirim.adres silivri kiptaş 2. etap

İsim:adem
E-mail:hazroilçesi
Değerlendirme:1
Zaman:08.08.2011, 09:57 (UTC)
Mesaj:

İsim:Mustafa çelik
E-mail:mcelik454hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:24.05.2011, 13:59 (UTC)
Mesaj:YAZ GELDİ YAYLANIN 15 İNDE BULUŞMAK ÜMİDİYLE

İsim:-
Değerlendirme:1
Zaman:09.04.2011, 12:03 (UTC)
Mesaj:Merhaba adem nasilsin beni unutdumu ben azeri kizi g.n.l

İsim:Mustafa çelik
E-mail:mcelik454hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:15.02.2011, 10:46 (UTC)
Mesaj:selamlar

İsim:-
Değerlendirme:6
Zaman:07.10.2010, 11:25 (UTC)
Mesaj:

İsim:-
Değerlendirme:1
Zaman:18.09.2010, 19:46 (UTC)
Mesaj:nbh

İsim:ADEM BİLİCİ
E-mail:adembilici68hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:11.07.2010, 15:51 (UTC)
Mesaj:Ey Sevgili...Çıkar Üzerindeki Acı Dünleri Bayramlık Yarınlar Giyin Varsın Bayram Olmasın Haykırsın Gene De Hayallerin Bir Arife Akşamı Gibi Olsun Sevdam Sana Hayal De Bile Olsa Yaşamayı Yaşadıkça Hayal Kurmayı Unutma Emi…

Varsın Suskun Sansın Seni Eller Konuşmuyor Duymuyor Yüreği Desinler Ben Hep Duyacağım Seni... Bu Sevda Nefes Aldıkça Ben Konuşacağım Konuştukça Duymayı Duydukça Konuşmayı Unutma Emi…

Korkmayacağım Karanlıklarından Yürüyeceğim Işıksız Olsa Da Yolların Dikenlerin Mavi Olsa Da Battığı Yerlerden Beyaz Akacak Benim Kanım Eller Soldu Sandıkça Seni
Ben Goncalar Seyredeceğim Gözlerinde Seyrettikçe Açmayı Açtıkça Gülümsemeyi
Unutma Emi…

Doğum Seni Kabul Ettim…. Ölüm Seni Sen Şiir Gözlümsün Ben Gözlerine Sözlü Biçare
Seferlerdeyim Şimdi Beni Çehrenden Biçilmiş Kefenle Gömecekleri O Güne
Her Şey Sensin Sen Her Şeysin Şiir Gibi Bakmayı Baktıkça Şiir Gibi Olmayı
Unutma Emi…
Bırak Dokunma Alevlerime Yanmak İlk Kez Bu Kadar Güzel Ve Aşk İlk Kez Yandıkça Bu Kadar Özel Baktıkça Yakmayı Yaktıkça Bakmayı Unutma Emi…

Kaybolmuş Şiirlerimin Yüreğimde Kalan Tek Duygususun Sen Sen Kokarken Yürüdüğüm Bu Yollar Seninle Buluşurken Geceler Ve Sabahlar Ben Daha Kaç Şiire Adını Düşürürüm Bir Bilsen Yazdıkça Okumayı Okudukça Yazmayı Unutma Emi….

Ben Olmasam Bu Çöller Olmazdı Sen Olmasan Bu Çöllerin Anlamı Olmazdı Ölüm Ve Doğum Arasında Yaşam Vuslat Ve Hasretin Arasında Ki Aşk Gibi Hasrette Vuslatı
Vuslatta Hasreti Unutma Emi….
Ey Sevgili... Ey Can Dediğim Ey Canımdan Öte Can Bildiğim Ben Nefes Aldıkça Senin Bütün Acılarına Ortağım Sen Nefes Aldıkça Sadece Sevinçlerime Ortak Ol Bil Ki Sen Özgürsün Dilediğin An Unut Da Beni...

Sen Sadece Benim Seni Unutmayacağımı... Unutma Emi…

--
Hayat her koşulda paylaşmaya değer.
Günlüğünüz karşısında ruhen çırılçıplak kalmayı göze alabileceğiniz belki de tek dostunuz

İsim:Abdurrahaman YILDIZ
E-mail:yildizabdurrahman4gmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:19.05.2010, 13:53 (UTC)
Mesaj:Ben eski resmi imamlarindan ayni zamanda koyunuzun damadi su an Belcika'da Din Gorevlisiyim bes yilligina geldim son bir yilim kaldi site icin sizleri tebrik ediyorum.1992 Aralik ayindan 2004 Aralik ayina kadar vefakar cefakar Tilispik'lilarin imami olma serefini yasadim beni ihya ettiler.Hepsine araciliginizla selam sevgi ve muhabbetlerimi iletiyorum.Gencligim orada gecti araciliginizla o gunleri yasiyorum.Not sitenizde gelmis gecmis Imamlari da eklerseniz iyi olur dusuncesindeyim saygilar.

İsim:fikri kayaoglu
E-mail:kayaoglu1mynet.com
Değerlendirme:1
Zaman:14.04.2010, 22:10 (UTC)
Mesaj:s.a ben haci fikri nin torunu sihiye haci yusufun oglu fikri kayaoglu uzun zaman oldu gelemedim köye ama insallah bu yaz ziyaret edecegim Aeo...

İsim:tuba çobanoğlu
E-mail:tuba_hilal_1985hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:05.02.2010, 11:49 (UTC)
Mesaj:çok güzel bir site tesekkür ederiz

İsim:dr ekrem faruk taşcı
Değerlendirme:1
Zaman:15.01.2010, 06:48 (UTC)
Mesaj:adem sen şair olmuşsun adamım köyünü çok özlediysen para toplayıp gönderil seni köyüne

İsim:-
E-mail:tateltomchristianyahoo.com
Değerlendirme:1
Zaman:13.01.2010, 11:40 (UTC)
Mesaj:hello

İsim:ben lokman
E-mail:lokman-keskýnhotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:18.11.2009, 15:10 (UTC)
Mesaj:herkese slm abı bu sıteyı yaptınız ıcın ALLAH razı olsun ama abı resımlerı bır yerde toplasanız herkesın resmı ayrı yerde olmasa koy resmı ayrı ınsanların resmı ayrı yerde olsa ıyı olmazmı abı yınede saolun kolay gelsın

İsim:Ceylan Köseoglu
E-mail:Ceylan36hotmail.de
Değerlendirme:1
Zaman:25.09.2009, 21:57 (UTC)
Mesaj:ben ceylan

Almanyada yasiorum

ama köyü cok cok üzliyorum

13 yasindayim



ben bütün köye selam söyliorum

tabi beni taniyan


teyzeme ,dayima
amcamlarima, herkese iste


sizi cok cok özledim


İsim:ADEM
E-mail:adembilici
Değerlendirme:1
Zaman:17.09.2009, 21:02 (UTC)
Mesaj: O KÖY BENİM KÖYÜM


'Orda bir köy var' hani; ne gidilmiş, ne gelinmiş,
İnsanları, buğday gibi, tarlalarda kavrulmuş,
Her yıl harman zamanı, 'kader' diye bilinmiş;
Tırpanların ucunda kaderleri savrulmuş...

'Okul'; uzak bir umut, 'yol'; 'Hökümat'ın sözü',
'Tohtur, abukat' hepsi; 'şeher görmüş' yaşlılar...
Çalışmak, sabır, çile; köyde yaşamın özü,
Dertlerle mutlu sanki, bu çok dertli başlılar...

Hepsi içiçe yaşar; çivit mavi duvarlar,
Samanlıklar, ahırlar, tavukların kümesi.
Mağrur olan bir o var; bir anıt gibi parlar
Meydanın ortasında, mermer taşlı çeşmesi...

Yine de, köyde yaşam, hiç de mutsuz değildir,
Çünki onlar, mutluluk için çok şey istemez.
Hiçbir şeyi yokken de, o umutsuz değildir
Aç karnına yatsa da; gözü tok, haram yemez.

Geceleri, dağlardan delice esen rüzgâr
Sabaha ulaşmadan dağıtır yıldızları,
Sonra; Güneş uyanır, horoz sesi, ilk kuşlar,
Süt sağmaya koşarlar köyün güzel kızları.

Yanmış da susuzluktan, bir damla sevgi bekler
Gözyaşından sağnaklar görmüş köy toprakları.
Rüzgârla ürperirken kan rengi gelincikler,
Güneş, bin bir umutla parlatır yaprakları.

Gün başlamıştır artık tozlu köy yollarında.
Elma gibi yanaklı, yalın ayak çocuklar;
Kimi davar peşinde, azığı kollarında,
Kim bilir, belki birgün 'okullu' olacaklar...

Kadınlar çamaşırı teperlerken derede,
Erkekler, tarlalarda, öküzle sarmaş-dolaş,
Makinalar, aletler, 'medeniyet' nerede?
Kaderidir köylünün, yaşamla süren savaş.

Kekik kokan yaylada dertli bir kaval sesi,
'Kangallar' gözlerini şimdi dört açacaklar.
Sessizliğe renk katan bir kuzu melemesi
Ve rüzgârla 'Huu' çekip, 'sema' yapan başaklar...

Gün batarken dönerler, köy halkı, teker teker,
Buram buram ter kokar şimdi çeşmenin başı.
Akşamların hüznüyle, sanki boynunu büker
Tepenin eteğinde garip bir mezar taşı.

Yorgun köy kadınları; ellerinde nasırlar,
Akşam, maltız yakarlar evlerin bahçesinde,
'Yatsı'dan hemen sonra, serilince hasırlar
Tüm yorgunluklar geçer bir 'akşam kahvesi'nde...

KÖY; sessiz insanların göğe yükselen sesi,
Hiç uçmamış kuşların, 'kuşkonmaz'dan kafesi.
KÖY; güneşin altında, kavakların gölgesi,
Yaşananlardan yüce bir yaşam felsefesi....

'Medeniyet' ölse de, her zaman diridir 'köy',
Saftır, temiz, dürüsttür, sözünün eridir 'köy'.
Son kalan 'iyi'lerin barınma yeridir 'köy',
Hiç tanımasak bile, bizlerden biridir 'köy'...


İsim:adem bilici
Değerlendirme:1
Zaman:14.09.2009, 20:26 (UTC)
Mesaj:Hangi din ve düşünceye inanıyorsanız inanın; İdrak etmekte olduğumuz Ramazan ayının, feyz ve bereketinin, siz değerli şiir dostuma ve sevdiklerine, Sıhat, Huzur ve mutluluk getirmesi umudu ile, uhrevi havasını tenefüs etmeye başladığımız Kadir gecesinin hayırlara vesile olmasını dilerim
adembilici68@hotmail.com

İsim:selamettin
E-mail:selemettincelik1980hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:08.09.2009, 14:29 (UTC)
Mesaj:abi sende olmasan köyü inan unutacaz he allah senden razı olsunki böyle vidyoları hem bana hem bizim hemşerinere sunmuşun kek rar seni tebrik ediyorum vidyolarının devamını 4 gözle bekliyorum

İsim:adem mutlu tulu
E-mail:sadekahve28hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:23.03.2009, 17:34 (UTC)
Mesaj:bursa karacabey akhısar koyundenım.sızın koyunuzde ali akgün isminde asker arkadasım var.bır donem gıresunda calıstıgını bılıyorum.daha sonra ırtıbatımız kesıldı.aklıma geldı babakonagı koyu dıye aradıgımda nette bu guzel sayfa yı gordum .gercekten cok sevındım.cok guzel bı calısma olmus sıtenızın takıpcısı oldugumu belırtmelıyım.emegı gecen herkese bursadan karacabeyden akhisar koyunden sevgıler saygılar sunuyorum

İsim:pirazem keskin
E-mail:pirazem29hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:27.01.2009, 12:29 (UTC)
Mesaj:ağrı doğu beyazıtta vatanı görevimi yapmaktayım tüm akrabam ve köyüme selamlar şafak 18

İsim:battal çobanoğlu
E-mail:b1tt1lhotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:13.01.2009, 21:08 (UTC)
Mesaj:tılısbıh merhaba

İsim:-
Değerlendirme:1
Zaman:07.01.2009, 21:19 (UTC)
Mesaj:

İsim:ADEM BİLİCİ
E-mail:adembilici68hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:22.12.2008, 07:08 (UTC)
Mesaj:M H P Beyoğlu Teşkilat Başkan Yardımcısı Adem Bilici son günlerde ülke gündeminde yer tutan bir takım aydın tarafından Ermen"lerden özür dileme kampanyasını sert bir dille eleştirdi.

Olayları derin bir üzüntüyle ve nefret ile izlemekteyiz diyen BİLİCİ . bu hareket büyük Türk Milletine arkadan vurulan en büyük darbedir dedi.

Tarih önünde bu insanları vicdanları ile başbaşa bırakıyorum diyerek tepkisini ifade eden Başkan Yardımcısı Bilici Türkiye gerek ekonomik gerekse siyasal gerekse sosyal kültürel açıdan zor bir dönemden geciyor Sözüm ona kendilerini aydın zanneden bir takım tipler asılsız ve mesnetsiz bir takım söylemlere gündemi çarpıtmaya ve değiştirmeye çabalamaktadırlar . Biz bu olayı derin bir üzüntü ve nefretle izlemekteyiz Türk Milleti kendilerine yapılan bu haksızlığı Tarih önünde asla Affetmeyecek tir diyerek tepkisini dile getirdi. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE .ADEM BİLİCİ

İsim:ADEM
E-mail:adembilici68hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:18.12.2008, 11:47 (UTC)
Mesaj:Kanadı Kırık Turna

Sen gittin, ardından Sonbahar mevsimi geldi … Döküldü yapraklar birer birer, her biri bir tarafa savruldu… Kocaman ağaçlar beyaz kefen giyinip ağladı, döküldü anılar bir bir dallardan.... Sen gittin beni de alıp gitti sarı rüzgarlarıyla sonbahar, yaprak yaprak savurdu sokaklara, bir öksüz çocuk misali tek başıma kaldım kaldırımlarda… Kanadı kırık bir turnayım şimdi. Yorgunum, çok yorgun, içim dışım sonbahar...





Bedenim soğuk şimdi üşüyor dudaklarım, göğsüne düştü başım hüzünlü yılların, avuç avuç kimsesizlik yağıyor üzerime... Terkedilmiş cümlelerin satırlarında sonbahar alfabesine yazılıyor adım harf harf, satır satır içime dökülüyor yapraklar. Kimisi gül olup açıyor şiir şiir, kimisi diken olup batıyor yüreğime…

Ey sonbahar, gazellere yazılmış bir kırık öykü hayatım, sıradan ve anlamsız. Her gece üzerime yıldızlar serpiştiriyorum, anlamını bilmediğim ama acısını duyduğum karanlık duygular kaplıyor içimi...

Sen gittin, dilimi kanatan şiirler üşüşüyor parmak uçlarıma her gece, güz kanadında çıplak ayaklı bir çocuğum şimdi. İnceden bir sızı gibi hasret tutuşturuyor içimi. Yalnızlığın en orta yerinde öksüz ve yaralı., kaldırımlara saçıyorum yüreğimi her akşam.

Sen gittin, ardından Sonbahar geldi … Döküldü yapraklar birer birer her biri bir tarafa savruldu… Gözyaşlarımdan turnalar döküldü kaldırımlara, hıçkırıklara büründü gökyüzü, hangi atlasın, hangi sayfasına gittin bilinmez... Bütün mevsimler sonbahara ağıt yakıyor şimdi, hiç bir mevsim avutmuyor hicranımı.

Sen gittin, sonbahar yaprakları gibi şarkılar da dökülüp, dökülüp gitti ardından. Hani “Elveda bütün hatıralar”. "Yine hazan mevsimi geldi, yine yapraklar rüzgarların peşi sıra gidecek" şarkılarını kimse söylemiyor artık. Hani “Hastayım, gönül hastasıyım/ gönül ilacımı bulamazsam ölürüm”. Masalındaki sevdalıları da kimse anımsamıyor artık.
Şimdi şarkılar, şiirler, masallarda hazan mevsiminin hüznü var, kimsesizliğimin hüznü…

Sen gittin, ardından Sonbahar mevsimi geldi … Döküldü yapraklar bir bir. Aradan yıllar geçti, göçüp gitti ömrümün vefalı turnaları . Anladım ki herkesin bir masalı var, her masalın bir sonu. Şimdi artık ne masallar kaldı ne de inanan masallara, ne seher yelleri yare selam götüren, ne de nazlı yardan haber getiren telli turnalar.

Bir kasırga gibi esiyor sonbahar rüzgarları. Şimdi zamanın ezen girdabında yapayalnız, sevgiye, güzel bir bakışa hasret, kuruyup gidiyor ömrüm. Ne zaman seni düşünsem kanadı kırık turna misali bükülür boynum…

Gittin, ömrümün bütün mevsimlerinde seni aradım, her giden yolcuya, her gelen yolcuya, esen rüzgarlara, yağan yağmurlara seni sordum...

Saydım tam bir ömür olmuş sen buralardan gideli , ben hala o duygulu, o hüzünlü, o yüreği kocaman utangaç çocuk…

Unutamam, çocukluk yıllarımın çiçeğisin sen... Adını Gül-i zar koyduğum...
Ben boynu bükük kanadı kırık Turna, bir ömür seni bekleyen…





İsim:adem bilici
E-mail:adembilici68hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:31.10.2008, 07:25 (UTC)
Mesaj:Bir sen değişmedin geremez



Yıllar gelip geçti zaman değişti
Bir sen değişmedin şu yüreğimde
Dağlara kar düştü duman değişti
Bir sen değişmedin geremez



Ovalar nehirler düzler değişti
Baharlar rüzgarlar güzler değişti
İnsanlar nesiller yüzler değişti
Bir sen değişmedin geremez



Sen hala içimde incecik sancı
Biricik sevdiğim başımın tacı
Sevenler eskidi herkes yabancı
Bir sen eskimedin geremez



Mevsimler takvimler yıllar eskidi
Resimler kavimler kullar eskidi
Gelenler gidenler yollar eskidi
Bir sen eskimedin geremez.







Eserken başımda kavak yelleri
Bağlanmıştı gönlüm öyle serseri
Sen hala sevecen nazlı cilveli
Hiç mi değişmedin sevdiğim bende



Bakışlar işmarlar gözler değişti
Şarkılar duygular sözler değişti
Saçlara ak düştü yüzler değişti
Bir sen değişmedin geremez



Şehirler sokaklar evler değişti
Bahçeler tarlalar köyler değişti
Ağalar köleler beyler değişti
Bir sen değişmedin şu yeryüzünde geremez .




İsim:ADEM BİLİCİ
E-mail:adembilici68hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:23.10.2008, 10:10 (UTC)
Mesaj:Ne Giysek Yakışmıyor Hüzünden Başka

Yüzümüzü sulara bıraktık
hayallerimizi sıvası dökülmüş duvarlara
önce miydi, sonra mıydı,
kar mıydı?
yağmur muydu?
bilemedik?
üşüdükçe içimize çöktü sis...
Hep sancısını çektik kahreden yılların
ne giysek yakışmıyor hüzünden başka
eğilip bakmaya korktuğumuz,sahipsiz bir mezar içimiz.
her akşam tanımadığımız bir hicran
görmediğimiz bir ıstırap çalıyor kapımızı...

Kalbimizi bir vefasız,
ömrümüzü bir hayırsız aldı
hayatın çıkmazında hep teselli aradık
buruk gülümsemeler dindirebilir mi hüznü ah! Can?
kime ne verebiliriz ki,
gönül mü?
ömür mü?
can mı?
mal mı?
yok yüreğimizden başka servetimiz
Her baktığımız göz yuttu gönlümüzü
hançerini sapladı her tuttuğumuz el...
nereye gidebiliriz ki yüreğimizden başka
sokaklar çıkmaz sokak ömrümüzde

Çıktığımız her yolculukta
düştüğümüz her kalabalıkta
ıssız bir kıyıda üşüdü gözlerimiz
alıp yalnızlığımızı bastık bağrımıza
içimiz kanaya kanaya

Yetimdik mevsimlerin koynunda, yaralıydık
acılarla yattık, acılarla kalktık
bir ömür acılara acılar kattık,
kurudu gözpınarlarımız,
karanlığı siper edip gözlerimize
yüreğimizle ağladık.

Kimsesiz bir çocuğun yüreğine çizip resimlerimizi
kayıp mezarlara gömdük, yüzümüze siper ettiğimiz gülüşleri
ve kaygılarımızı yükleyip sevdalı bir kuşun kanadına
ardında el açıp aşka ve acıya ağladık
Hep yüreğimizde saklı tuttuk sevgimizi,
gözlerimizde, yüzümüzün hüznünde saklı tuttuk...
gökyüzünü doldurup soluğumuza
isyanımızı kilometrelere zincirleyip
kayıp bir vadide idam ettik geçmişimizi
Yitirdik güzelim ümitlerimizi
yitirdik ömrümüzde ne varsa yaşama dair
gidenler dönmedi ah! Can
solgun bir güz bahçesi renginde
boynu bükülü gelincikler gibi kaldık
yaralı uçurumları birer birer koşarak
boş yere yollara baktık, türküler yaktık
kurudu gözpınarlarımız, yüreğimizle ağladık.

Gurbet ki, kahreden yanımız
acılara gömdüğümüz isyanımız
derdimizi kime nasıl anlatırız, kimimiz var ki, ah! Can
lime lime yüreğimiz,
ilmik ilmik gözyaşlarımızdan başka�
Hasret ki, göçmen kuşların kanadında taşıdığı
gamdan bir dağ gibi oturmuş gözlerimize...
buruk gülümsemeler dindire bilir mi hüznü ah! Can?
kime ne anlata biliriz ki,
ağızdan çıkan her söz yaralıyor yüreğimizi....

ADEM BİLİCİ

İsim:adem bilici
E-mail:bozkurt_3429hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:22.10.2008, 05:08 (UTC)
Mesaj:MİNİK BİR YÜREKTEN BABAYA MEKTUP



MİNİK BİR YÜREKTEN BABAYA MEKTUP

Yine seni özledim.Yine aklım karıştı baba..Özlem aklı karıştırır mı? Bunu öğretmemiştin bana.

Bugün benim doğum günüm.Şimdi sekiz yaşımdayım.büyüdüm erkek oldum ama hala anlamıyorum sen neden yoksun baba.Önlük bana çok yakıştı. Senin hep görmek istediğin gibi pırıl pırıl bir öğrenci oldum ama sen göremedin üzgünüm çok üzgünüm baba...Karlı bir kış günüydü.seni bir tabutun içine koymuşlardı.Yine çok yakışıklıydın. Derin bir uykuya dalmıştın.Çağırdım defalarca seslendim sana,cevap vermedin küstüm sonra.Hani söz vermiştin. Kartopu oynayacaktık ilk kar yağdığında. Hava çok soğuktu ama babannem ağlarken ''oooyyy ciğerim yanıyor'' diyordu.

İnsanın ciğeri nasıl yanar baba?

Çok büyük bir kalabalık vardı.Herkes ama herkes ağlıyordu.Hep bir ağızdan ''ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ'' diyorlardı.Sen şehitsen ölmüş olamazsın.

Ölmediysen nerdesin baba?

Kocaman bir Türk bayrağına sarmışlardı tabutunu.Sen onu hep göklerde görmek isterdin.''Kutsal sevdam bayrağım'' derdin ya hani. Nedense biraz da kıskandım o zaman seni. Affet baba.Peki neden anlamıyorum hala.

Şimdi sen öldün mü? O zaman vatan bölündü mü?

Çok karıştı aklım baba.Vatanı kim bölmek ister ki.Bu büyük günah değil mi? Dedem anlatırdı ya hep ''benim dedem Çanakkale’de şehit oldu vatanı kurtarmak için'' derdi ya...O zaman büyük büyük dedem yok yere mi öldü? neden tekrar vatanı bölmek istiyorlar baba? Hani okula gidince her şeyi öğrenecektim.Bunları neden öğretmiyorlar baba? Bildiğim tek şey var.

O da sen yoksun yanımda.

Annem çok özlüyor seni biliyorum. Babanla gurur duyuyorum diyor. İnsan gurur duyunca ağlar mı? Özleme alışır mı baba?

Peki gurur senin yerine kardeşimi koklar mı? Beni maça götürür mü acaba?

Biliyor musun baba,benim ciğerim yanmıyor elledim sıcak değildi fazla. Hem duman da çıkmıyor. Ama içimde bir yer var. Seni her düşündüğümde orası çok acıyor,sızlıyor,sanki kopacakmış gibi oluyor.Sanki birileri devamlı kalbimi sıkıyor.Galiba sen yokken hep hasta oluyorum baba.

Bu acı nasıl diner? Ellerin ellerimi nerde bekler? Koşabilmek için seninle yollar bizi nasıl özler? Vatanı hangi canavar böler? Onlara senden başka kim dur der?

Gel de anlat bana.Anlat, öğret ki bende şehit olayım baba..



İsim:-
E-mail:MÝNÝK BÝR YÜREKTEN BABAYA MEKTUP
Değerlendirme:1
Zaman:22.10.2008, 05:08 (UTC)
Mesaj:MİNİK BİR YÜREKTEN BABAYA MEKTUP



MİNİK BİR YÜREKTEN BABAYA MEKTUP

Yine seni özledim.Yine aklım karıştı baba..Özlem aklı karıştırır mı? Bunu öğretmemiştin bana.

Bugün benim doğum günüm.Şimdi sekiz yaşımdayım.büyüdüm erkek oldum ama hala anlamıyorum sen neden yoksun baba.Önlük bana çok yakıştı. Senin hep görmek istediğin gibi pırıl pırıl bir öğrenci oldum ama sen göremedin üzgünüm çok üzgünüm baba...Karlı bir kış günüydü.seni bir tabutun içine koymuşlardı.Yine çok yakışıklıydın. Derin bir uykuya dalmıştın.Çağırdım defalarca seslendim sana,cevap vermedin küstüm sonra.Hani söz vermiştin. Kartopu oynayacaktık ilk kar yağdığında. Hava çok soğuktu ama babannem ağlarken ''oooyyy ciğerim yanıyor'' diyordu.

İnsanın ciğeri nasıl yanar baba?

Çok büyük bir kalabalık vardı.Herkes ama herkes ağlıyordu.Hep bir ağızdan ''ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ'' diyorlardı.Sen şehitsen ölmüş olamazsın.

Ölmediysen nerdesin baba?

Kocaman bir Türk bayrağına sarmışlardı tabutunu.Sen onu hep göklerde görmek isterdin.''Kutsal sevdam bayrağım'' derdin ya hani. Nedense biraz da kıskandım o zaman seni. Affet baba.Peki neden anlamıyorum hala.

Şimdi sen öldün mü? O zaman vatan bölündü mü?

Çok karıştı aklım baba.Vatanı kim bölmek ister ki.Bu büyük günah değil mi? Dedem anlatırdı ya hep ''benim dedem Çanakkale’de şehit oldu vatanı kurtarmak için'' derdi ya...O zaman büyük büyük dedem yok yere mi öldü? neden tekrar vatanı bölmek istiyorlar baba? Hani okula gidince her şeyi öğrenecektim.Bunları neden öğretmiyorlar baba? Bildiğim tek şey var.

O da sen yoksun yanımda.

Annem çok özlüyor seni biliyorum. Babanla gurur duyuyorum diyor. İnsan gurur duyunca ağlar mı? Özleme alışır mı baba?

Peki gurur senin yerine kardeşimi koklar mı? Beni maça götürür mü acaba?

Biliyor musun baba,benim ciğerim yanmıyor elledim sıcak değildi fazla. Hem duman da çıkmıyor. Ama içimde bir yer var. Seni her düşündüğümde orası çok acıyor,sızlıyor,sanki kopacakmış gibi oluyor.Sanki birileri devamlı kalbimi sıkıyor.Galiba sen yokken hep hasta oluyorum baba.

Bu acı nasıl diner? Ellerin ellerimi nerde bekler? Koşabilmek için seninle yollar bizi nasıl özler? Vatanı hangi canavar böler? Onlara senden başka kim dur der?

Gel de anlat bana.Anlat, öğret ki bende şehit olayım baba..



İsim:CELAL KÖSEOĞLU
E-mail:crazy_kerem89hotmail.com
Değerlendirme:4
Zaman:09.10.2008, 20:57 (UTC)
Mesaj:HASRET BİTER DE DERTLER BİTMEZ.

Her ne yana baksam hep aynı nakış.
Gurban olam dostlar bu nasıl bakış.
Anamı gördüm elini öptüm aldım alkış.
Hasret biter dertler bitmez arkadaş.

Kimi şan peşinde kimi ise şöhret.
Kardeş kardeşden ediyor nefret.
Deim Apo sen durma yaradana Şükret.
Yollar biter dertler bitmez arkadaş.

Yavaş yavaş yerleşenler var köyüme.
Her nere vardıysam yemek geldi önüme.
Bir geçmişe baktım birde bu günüme.
Yıllar biter dertler bitmez arkadaş.

Yas evi yapmışlar, eski Kurankursunu.
İlyas Çobanoğlu'nu birde tellinin dursunu.
Köyüm Babakonağı kaybetti büyük dostunu.
Hayat biter dertler bitmez arkadaş.

Gidenleri hayır ile analım,bizde yolçuyuz.
Köyümüze hizmet etmeye elbette borçluyuz.
Bu zamana kadar yapmadıysak ki suçluyuz.
Yıllar biter dertler bitmez arkadaş.

Sen ben kavgası bizler oyalar durur.
Herkes sarmaş dolaş şeytan kudurur.
Keskinoğluyum dertler beni yer durur.
Gençlik biter dertler bitmez arkadaş

İsim:Hamza Keskinoglu
E-mail:hamza_keskinogluhotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:02.10.2008, 09:49 (UTC)
Mesaj:Selamün Aleyküm,

hepinizin Ramazan Bayramini tebrik eder, cenab-i Allah'tan hayirlara vesile olmasini dilerim.

Abdurrahman ve Adem kardesime ayrica selamlar

Hamza Keskinoglu
Almanya

İsim:adem bilici
E-mail:adembilici68hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:28.09.2008, 20:01 (UTC)
Mesaj:Allah-ü Teala Sizi ve sevdiklerinizi ; RAMAZAN'ı RAMAZAN,KADİR GECESİ'ninde Kadri'ni bilip,VİP

bölümünden CENNET'e girenlerden eylesin.Nice Bayramları geçirmeniz

dileğiyle,

Saygılarımla,
Adem BİLİCİ
Adembilici68@hotmail.com

İsim:adem celik
E-mail:babakonagiaol.com
Değerlendirme:5
Zaman:12.09.2008, 13:32 (UTC)
Mesaj:babakonaginin bütün halkina büyügüne kücügüne selam ve ayriyeten hayirli ramazanla
berlinden yazan fikri kayaoglu kimis onu cikaramadim ama tahmin ediyorum
kalin saglicakla

İsim:fikri kayaoglu
Değerlendirme:1
Zaman:11.09.2008, 15:27 (UTC)
Mesaj:herkese hayirli ramazanlar...gurbette ramazan baskadir(berlinden)

İsim:ADEM BİLİCİ
E-mail:adembilici68hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:27.08.2008, 07:43 (UTC)
Mesaj:Üşüyorum Bu Gece……
Oysa Alnımdan Terler Boşalıyor Kaldırımlara Yitip Gidiyorum Kenarı Ateşe Verilmiş Bir Mektup Gibi Ellerim Buz Gibi Oysa Haziran Başındayız Değil Mi ? Üşüyorum Yokluğunda Yüreğim Üşüyor İçten İce Yıldızlar Bile Tutuşuyor Avuç İçlerimde Sensizlik Vuruyor Kıyısına Bile Varamadığım Vuslat Denizine…
Göçmen Kuşlar Kanatlanıyor Birer Birer Omuzlarımdan Gece Başıma Karanlıklar Üşüyor Dudaklarım Yalnızlığını Öpüyor Umutlarımı Gelin Ediyorum Bu Gece Telli Duvaklı Herkes Giderken Bir Ben Kalıyorum Karanlıkların İçinde…
Uçurumlarda Yürür Gibi Ayaklarım Titriyor Seninle Herşey Gitmişcesine Bir Ben Kalıyorum Dört Duvar Arasında Sanki Hasrete Sarılmış Bir Sigaranın Külleri Gibi Düşüyorum Toprağa Ya Da Güneşe Serilmiş Bir Buz Gibi Eriyorum İşte Bilmiyorum Bu Gece Yüreğim Üşüyor……
Sensizlik Varken Hangi Güneş Isıtır Hasretinin Gözyaşlarını ? Hangi Ateş Susturur Dilimdeki Kanayan Kelimeleri ? Sesini Bir An Duyarım Diye Dışarı Çıksam Tüm Şehir Uykuda Bu Gece Sen Yokken Dargınım Uykulara……
Küskünüm Kuş Tüylü Yastıklara Oysa Oysa Sen Olsan Yanımda Taşları Yastık Bilirdim Varlığında Bir Dilim Ekmeği Bile Bereket Bilirdim
Şimdi Sensizligin İcinde Yırtık Bir Gömlek Gibi Bedenim Çıkarmak İstiyorum Hasretin Bir Beden Kücük Gelen Elbisesini Yokluğunda Göğüm Kaybolmuş Umutlarım Darağaçlarında Asılmış Şimdi Sen Diye Soğuk Duvarlara Yaslanıp Ağlıyorum…
Bir El Bir Omuz Arıyorum Gözyaşlarımı Bırakmak İçin Dizlerine Eğilip Çocuklar Gibi Ağlamalıyım Yoksun İşte
Bu Gece Tüm Kelimeler Kanla Gözlerimi Yıkıyor Nefesim Soluyor İcten İce Tüketiyorum Varlıgındaki Cümleleri Dilim Sus Pus Sensiz Kendimi Hiçliğin İçinde Kaybolmuş Gibi Hissediyorum Kanadım Kırık Yollarım İse Karanlık Türküler Kan Kaybediyor Ovalarımdaki Ceylanlarım Yetim Kalıyor……
Güneş İse Kanlı Pusularda Yetim Düşmüş Üşüyor Saçlarım Ellerinin Sıcaklıgını Arıyor Tenim Yüregimi Kapıp Sana Gelmek İstiyorum Ama Ayaklarım Hasretine Prangalı Dayanamıyor Yüreğim Bu Hasrete…
Odamın Bir Kenarında Ben Bir Kenarında Yalnızlıgın Ben Cam Kenarındayım Olur Da Tatlı Sesini Duyar Da Delicesine Yüreğine Koşarım Diye Pencere Önünde Yolunu Gözetliyorum Bu Gece Bekliyorum İşte Zaman Geçmiyor Tırnaklarımla Çentik Atıyorum Duvarlara Yitip Gidiyor Göğümdeki Yıldızlar.....
Bir Ben Kalıyorum Süslü Vitrinlerin Tozlu Gölgelerinde
Geceyi Soluyorum Karanlığı Emiyorum Bir Cocuk Gibi Oysa Karnım Yalnızlığa Tok Soluk Soluğa Seni Arıyorum Dört Duvar Arasında Senin Kokunu Arıyorum Tüm Umutlar Kanatlanıyor Bir Ben Bir De Sensizlik Kalıyor...
Vurulsa Sol Yanım Yusuf Un Kör Kuyularına Aksa Kanım Bu Kadar Acı Çekmem Ama Yoksun İşte Kelimeler Soluyor Dudaklarımda Ağlarken Serceler Yalınayak Ölüme Koşuyor Kirpiklerimde Gece Suskun Yıllar Yorgun Bir De Yüregimde Kanayan Yoklugun Bu Gece Üşüyorum Bu Gece Üşüyorum Üşüyorum Vuruyorum Kendimi Boş Issız Sensiz ve Sessiz Sokaklara Yağmur Yagmuyor adembilici68@hotmail.com

İsim:adem
E-mail:adembilici68hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:20.08.2008, 06:14 (UTC)
Mesaj:ben burdan hamit keskinoğlu beye sonsuz selamlarımı sunmak istiyourm 14 15 16 ağustos ta kelkit te bize göstermiş olduğu ilgi ve alakadan cok mutlu oldum canabı allah böyle insanlara cok versin adem bilici

İsim:A.Rahman KESKİNOĞLU
E-mail:g_ak29hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:12.08.2008, 07:30 (UTC)
Mesaj:07.08.2008 günü Ankara dönüş yaptım.
Köyüme olan hasretimi biraz olsun ertelemiş bulunuyorum.Köyde yıllardır göremediğim dostlarımı gördüm.

HASRET BİTER DE DERTLER BİTMEZ.

Her ne yana baksam hep aynı nakış.
Gurban olam dostlar bu nasıl bakış.
Anamı gördüm elini öptüm aldım alkış.
Hasret biter dertler bitmez arkadaş.

Kimi şan peşinde kimi ise şöhret.
Kardeş kardeşden ediyor nefret.
Deim Apo sen durma yaradana Şükret.
Yollar biter dertler bitmez arkadaş.

Yavaş yavaş yerleşenler var köyüme.
Her nere vardıysam yemek geldi önüme.
Bir geçmişe baktım birde bu günüme.
Yıllar biter dertler bitmez arkadaş.

Yas evi yapmışlar, eski Kurankursunu.
İlyas Çobanoğlu'nu birde tellinin dursunu.
Köyüm Babakonağı kaybetti büyük dostunu.
Hayat biter dertler bitmez arkadaş.

Gidenleri hayır ile analım,bizde yolçuyuz.
Köyümüze hizmet etmeye elbette borçluyuz.
Bu zamana kadar yapmadıysak ki suçluyuz.
Yıllar biter dertler bitmez arkadaş.

Sen ben kavgası bizler oyalar durur.
Herkes sarmaş dolaş şeytan kudurur.
Keskinoğluyum dertler beni yer durur.
Gençlik biter dertler bitmez arkadaş.

A.KESKİNOĞLU
12.08.2008 ANKARA





İsim:sinan fahrettin köseoğlu
E-mail:fahrettin_1hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:05.08.2008, 15:46 (UTC)
Mesaj:özellikle Celal abimin eklediği bazı mıralar gurbet hayatının ve sıla hasretinin onulmaz acılarını ve zorluklarını oldukça belirgin bir dille anlatmış...okurken içim sızlamadı desem yalan olur...zira köyümün en neşeli ve mesut insanlarına böyle sözler söyleten şu gurbeti bende kendi halimce kınıyorum....

Allahtan hepimiz için doğduğumuz topraklara dönmeyi ve orada ölmeyi diliyorum e tabi hayırlısı ile...


saygıalrımla






İsim:sinan fahrettin köseoğlu
E-mail:fahrettin_1hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:05.08.2008, 15:46 (UTC)
Mesaj:özellikle Celal abimin eklediği bazı mıralar gurbet hayatının ve sıla hasretinin onulmaz acılarını ve zorluklarını oldukça belirgin bir dille anlatmış...okurken içim sızlamadı desem yalan olur...zira köyümün en neşeli ve mesut insanlarına böyle sözler söyleten şu gurbeti bende kendi halimce kınıyorum....

Allahtan hepimiz için doğduğumuz topraklara dönmeyi ve orada ölmeyi diliyorum e tabi hayırlısı ile...


saygıalrımla






İsim:A.KESKİNOĞLU
E-mail:g_ak29hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:03.07.2008, 08:44 (UTC)
Mesaj: """"REGAİB KANDİLİNİZ MUBAREK OLSUN"""
"De ki: 'Ey kitap ehli! (Gerçeği) görüp bildiğiniz hâlde, niçin Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermeye yeltenerek inananları Allah'ın yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.'
[ Ali İmran Suresi 99 ]
Allah Yar Ve Yardımcınız olsun...
A.Keskinoğlu- ANKARA

İsim:A.KESKİNOĞLU
E-mail:g_ak29hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:02.07.2008, 10:54 (UTC)
Mesaj:G.e.r.e.m.e.z

Kara kara taşların.
Karamıdır kaşların.
Ben sana aşık oldum.
Nerede taydaşların.
Bu öylesine bir aşk,yaşamayan ne bilsin.
Taşlarına vurulmuşum,kaşlarına.
Yamaçlarına,taçlarına.
Delik taşına,yüksek başına.
Ölerek sana tırmanışına,yoruldukça dönüp arkaya bakışıma.
Çok oldu ama sana sarılmayalı,
Kış olunca yamacında kar,
Görünce dayanamadığım,kaykıyı alıp arkadaşlarımla Kaymayalı çok oldu.
Bari ben sende olunca bayram gelse tekrar,yani köyde,
Toplansak önce çayıra,top oynasak,bagırıp çağırsak sana bakarak.
Kızmazsın yine bize, hava kararıncaya kadar orda kalsak ıslansak.
Islıklasak seni,taşlarından alıp birbirimize savursak.
Kafa göz yarsak,ağlasak,ağlaşsak,yorulsak sana sarılsak kızmazsın dimi.
Koca yüreğinle kimleri Sığdırmadın ki;
Seydi efendiyi,Hayri efendiyi çok sevdin bırakmadın.
Peki,Şaban emiyi,yuncuyu,darakçan heyriyi neden bırakmadın.
Hu dayı hüsnüyü,Hacı yavubu,İbrahim Çavuşa ne demeli,
Onlarda yok şimdi, balta abdulla,kart ferhat,hacı salimi,
Cimin fikriyi,cırt abdullayı,garabek ustayı,cözüm hacıyı,edile bacıyı toplayıp götürdün,geri göndermedin.
Muharlem dayıda yok bahçeye bakanda,
Ordu emide yok bacaya çıkanda,
Yusuf çavuşda yo ava çıkanda,
Muslu emide yok bıyık buranda,
Hey gidi GEREMEZ kimi sayayım sana.
paludun elbiyisi şerifi,Zabit dayı,hasan emi,Dursun baba,hacı ismail,bekteş hasan,hacı kefçi,camalcuk,Servet dayı,kamil emi,muhtar Dursun,ahmet emi,Turşu Temel,Hacı Kotan,Cafer abi,
Unuttum sandın bunları tabiii...çok ları var daha saymakla bitmez,
Senin Güzelliğinde çokdur,
Ettiğinde GEREMEZ

İsim:A.KESKİNOĞLU
E-mail:g_ak29hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:02.07.2008, 09:38 (UTC)
Mesaj:GURBETİ DERT ETMEYENLERE.

Bende gurbeti çok yeni tattım.
Günlerce ağlayıp gece yarısı yattım.
Mazimi hatırlayıp içime attım.
Kimseye suç bulumam benim kabahatim.

Geçti Günler geçti hafatalar aylar.
Aklımdan çıkmaz köyüm birde yaylalar.
İstemem vermeyin ne köşk nede saraylar.
Dostlarıma götürün onlar yaralarımı sararlar.

İzin alınca aklıma geldi dostlarım.
Gidince yazar havadisleri postalarım.
Yüreğime kelepçe vurdum,ama şimdi salarım.
Peşime takılmış mazim, ben ise onu ararım.

Bir yıla yaklaştı sanki seneler oldu.
Umutlarım çok büyüktü birer birer kayboldu.
Gitmek aklıma gelince içerime gündoğdu.
Selam sana babakonağı bir gurbetçin daha oldu.

Çok yazarım yazmasına'da yazmakla bitmez.
Görmeyince Sultanlar diyarını özlemim bitmez.
Haykırıp ağlasam,bağırsam'da efkarım gitmez.
Keskinoğlu yüreğini koymuş yıllar da yetmez.


İsim:-
E-mail:adem bilici
Değerlendirme:1
Zaman:01.07.2008, 19:12 (UTC)
Mesaj:Aglama gözlerine yas degmessin.
Gül dudaklarindan tebessüm eksilmesin.
Sev kalbinden yerin eksilmesin.
Sen sen ol kimseye ezdirme kendini
sen sen ol kimseler vurmasin seni. SEN VUR


İsim:-
E-mail:adembilici68hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:01.07.2008, 18:58 (UTC)
Mesaj:hoş geldin celal abi nasılsın.

İsim:CELAL ÇOBANOĞLU
E-mail:_
Değerlendirme:1
Zaman:01.07.2008, 12:18 (UTC)
Mesaj: KÜSKÜNÜM
GÖZÜ KURUMUŞ PINAR GİBİ
İŞE YARAMAZ ÇINAR GİBİ
DOĞRUYU SANKİ KINAR GİBİ
KÜSKÜNÜM BÖYLE DOSTLARIMA

DUMAN TÜTEN BACA GİBİ
NASİYAT VEREN HOCA GİBİ
KAPISIZ BİR BACA GİBİ
KÜSKÜNÜM BÖYLE DOSTLARIMA

SÖZLERİM HEP HOR GÖRDÜLER
İYİ GÜNÜMÜ KÖTÜ GÖRDÜLER
KOLAY OLANI ZOR GÖRDÜLER
KÜSKÜNÜM BÖYLE DOSTLARIMA

GÜCENMEYİN DOSTLAR HALİM BELLİ
DOSTLAR BELLİ ZALIM BELLİ
BU GÖNLÜM BELLİ MAZİM BELLİ
KÜSKÜNÜM BÖYLE DOSTLARIMA


İsim:CELAL ÇOBANOĞLU
E-mail:__
Değerlendirme:1
Zaman:01.07.2008, 12:10 (UTC)
Mesaj: GÖNLÜM
YIKILDI GÖNLÜMÜN TAHTI SARAYI
SEN SİZ NE YAPAYIM GEÇEN BAYRAMI
TABİP SARMADI AĞZIN YARAMI
GÖZ YAŞINA KARIŞTI GÖNLÜM

FELEK ACIMASIZ FELEKSE ZALİM
ÇARESİZ DERT VERDİ BÜKÜLDÜ BELİM
YALVARIP ALLAH'A KALDIRDIM ELİM
ESEN RÜZGARA KARIŞTI GÖNLÜM

BEYAZ KORİDORLAR ISSIZ ODALAR
ARKADAŞIM OLDU SENSİZ DUVARLAR
SON BAHARA DÖNDÜ GEÇTİ İLK BAHAR
SARARMIŞ YAPRAĞA DÖNÜYOR GÖNLÜM

PENCEREDEN SEYİR EDERİM ALEMİ
KADER İSTEMEMİŞ BENİM GÜLMEMİ
GENÇ YAŞTA ÇEKER OLDUM ÇİLEMİ
SAYDIĞIM GÜNLERİ UNUTTU GÖNLÜM

SEVGİLİM BEN SENSİZ YAPAMAM DÜĞÜN
DERTLİNİN KOLUNA YAKIŞMAZ GELİN
TARİMARA DÖNDÜ BAHÇESİ GÖNLÜM
SUSUZ KALMIŞ ÇÖLE DÖNÜYOR GÖNLÜM

BİR YANDA SENSİZLİK YÜREKTE ACI
FELEĞE NE YAPTIM DİNMİYOR SANCI
SEN BİR KERVANCISIN BENSE BİR SANCI
KONMANI BEKLİYO YANIMA GÖNLÜM


İsim:celal çobanoğlu
E-mail:__
Değerlendirme:1
Zaman:30.06.2008, 14:35 (UTC)
Mesaj: GURBET ACISI
FRANSA DEDİĞİN GAVUR DEVLETİ
GÜNDEN GÜNE ZEHREDER MİLLETİ
BİTMEZ TÜKENMEZ GURBET İLLETİ
BİTTİ ÖMRÜM BURADA BİTTİ

DAYANIRMI BUNA YÜREK ACISI
BİR ARAYA GELMEZ GARDAŞ BACISI
KÖYDE KALDI KALBİMİN YARISI
KİMSE BİLMEZ KİMSELERİN DERDİNİ

GELENLER MURADINA ERDİMİ
İSTANBULDAN ÇIKTIM ÖNÜM SELAMET
FRANSAYA GELDİM KOPTU KIYAMET
BU NASIL DÜZEN BU NASIL ADALET

ANLAMADAN BİTTİ ÖMRÜM BİTTİ
BİRAZDA GELENLER GERİYE GİTTİ
KALANLARIN BURADA İŞİ BİTTİ

MEZARIMIZ TAŞI TORULA KARŞI
BAŞIM ÇEVİRDİM YAZIYA KARŞI
ÜSTÜMDE ÇİMENLER GÖZÜNDE YAŞI
SEN AĞLAMA ANAM BU İŞLER OLDU
BENİ VURANLAR ALLAH'IN DAN BULDU

MEYHANEDEN ÇIKTIM YAN BASA BASA
CİĞERİM DELİNDİ KAN KUSA KUSA
BENİ VURAN ANDURALI NATAŞA
HASRET KOYDU BENİ KÖRPE İKİ KUŞA

ÇOBANOĞLU DERDİNİ DÖKER KALEME
HELE BAK ŞUNA
KUZU OLSANDA PEŞİM SIRA MELEME....

İsim:-
E-mail:Adem BÝLÝCÝ
Değerlendirme:1
Zaman:23.06.2008, 09:22 (UTC)
Mesaj:BİTSİN SENİNLE (AŞK MEKTUPLARI)


Seninle başladım, bitsin seninle...

Ve gün be gün, ben seni düşünürüm.
Sen benim herşeyimsin ey sevgili.

Rüzgarlara ezberlettim türkülerimi,
Ben hep uzaklara türkü yazarım

Sılamsın, sevdamsın, sabır taşımsın
Kalemim adından başka ad yazmaz
Bu kütükte başka bir ad okunmaz
Narına nuruna kurban olduğum
Seven sevdiğinden asla yakınmaz

Ben sevda bölüğünde kıdemli bir askerim
Terhis olsam gidecek bir yerim yok
Yüreğimden başka silah taşımam
Bütün adresleri iptal ettim
Benim senden özge gerçek yarim yok.
Sen benim herşeyimsin ey sevgili

Ben rol gereği aşık değilim
Deme bu garibin benimle işi ne...

Aşkım beni teşhir eder, Sesim içime saklanır
Aklanırsa adım, seninle aklanır.

İstersen durmadan adres değiştir,
Gözlerimi bağlasalar da bulurum seni.
Ben, türkülerde tanıdım Fizan'ı, Yemen'i
Anlasam ki sesim sesine değmiştir,
Bütün gemileri yakar gelirim.


Bu bir taahhüttür; sına beni..
En deli rüzgarların önüne sür, bulut-bulut,
Bir yerde yanlış yaparsam adımı unut.
Son kurşunu kendime sıkar gelirim.

Bir et kemik torbası değilim ben
Bir hasar raporu değil yazdığım
Bir aşk mektubudur ey sevgili,
Kızıl-kıyametten önce...

Ve görmek için bakmaya gerek yok
Her dilde güzeldir senin adın

Meydanlar sarsılır sen ortaya çıkınca
Yeter ki görecek göz, göz olsun.

Velhasıl uzun sözlere hiç gerek yok
Dil hicâbından lâl olmalı seni anarken
Ey benim tabibim, tacidarım
Gündönümüdür ben seni bekliyorum

İsim:-
E-mail:adem
Değerlendirme:1
Zaman:20.06.2008, 08:36 (UTC)
Mesaj:Yüreğimi uyutmaya gidiyorum.

Canım yanıyor,tüm kelimelerim tükenmiş,kaynağını bulamayan su gibiyim,deli gibi çağlarken akamıyorum. Duvarlar mı örülmüş aşkın önüne,setler mi çekilmiş. Buradayım diyorsun,yüreğim yüreğinde. Neden hissetmez yüreğim yüreğini. Suretin yanımdayken,ruhun ruhumla neden buluşamıyor .Neden ulaşamıyorum yüreğine.

Derin uykulara çekilme vaktidir şimdi. Yorulan yüreğimi uyutma vaktidir.

Ben beynimle sevmeyi öğrenemedim sevgili,oysa ki sizin dünyanızda aşk farklı,yüreğimle seviyorum derken beyninizle seviyorsunuz. Sorguluyor,yargılıyor ve kararlar alıyorsunuz,oysa ki duygular sorgulanmayı sevmez ne hissediyorsan onu yaşamak istersin. Yargılanmaktan hoşlanmaz,kırılır.

Aşk coşturandır,heyecanlandırandır,beklenendir,özlenen dir,tektir,parça parça yaşanmaz aşk. Bir parçasını şimdi yaşayayım nasılsa seviyor benimdir diyemezsin,her an gidebilecek kadar hassastır aşk. Seviyorsa kalır diyemezsin,aşktan bu kadar kolay gidilebilir mi diye sorgulayamazsın. Duygular akamazsa ruhuna ve çarparsa duvarlarına,unutma aynı şiddette geri döner geldiği yere.

Ben senin dünyanda ki aşkı anlayamadım sevgili. Öğrenmeye çalıştım. İçim acıdıkça, acıyan yanlarımı sevginle iyileştirmeye çalıştım. Bir gülüşün unutturdu bazen acılarımı,bir öpüş döndürmeye yetti başımı. Sevgi sözcüklerinle zirveye tırmandım ve o zirvede kaybolmamak için sıkı sıkıya tuttum ellerinden. Hayatımda esen rüzgarımdın benim. Ve o rüzgarın dinmemesi için tanrıya yakarışlarımdın. Anlık değildi sevmelerim her ne kadar anlarda sevmeye çalışsam da seni diye kelimelere dokunuşlarım.

İçim acıyor şimdi sevgili,yüreğimi uyutma vakti,senin dünyanda ki gibi sevmeyi beceremedim.

Aşk beynimizi uyuşturmak için kendi kendimize söylediğimiz yalanların toplamıdır somut dünyanızda,ben soyut dünyamda gerçeklerimle mutluydum.

Ey sevgili sebebini bilmediğim hayal kırıklıklarınla dolu şu an yüreğim. Sen beni,ben seni anlamaya çalışırken yorulan yüreğimi uyutmaya gidiyorum.

Yürek olmadan yaşanabilirse bir sevda hala senin aşk dediğin yerdeyim ,bekliyorum.

Öğret bana dünyanda ki aşkı,sen benim dünyamda ki aşka aşık oldun,çünkü aşk benim dünyamda çok güzel,çok özel,sende öğret bana sende ki aşkı,gönüllüyüm öğrenmeye. Yürek olmadan aşk oluyorsa öğret bana sana dair ne varsa,ben yüreğimi avutmaya gidiyorum.

adembilici68@hotmail.com

İsim:adem bilici
E-mail:adembilici68hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:19.06.2008, 19:38 (UTC)
Mesaj:Canımın acıyan iç yanı, bekleyeceğim seni...!


Canımın içi sevgilim... Bitmedi sevdalım bitmezde, kalbimde aşkın... Yanar yanar durur alevler gibi, akan mavi sular gibi... İşte yine mevsimlerden ilkbahar, yine mavi gönlüm aşkımı arıyorum. Yapraklar açıyor hüzün bahçelerime... Aşkım çok uzaklarda olsada. Aylar geçse de eskimedi sana olan hasretim... Eskimezde sevgilim... Galiba bu aşk bitmeyecek, gönül pınarlarımda. Bitmeyecek galiba... Bitmesinide istemiyorum. Gözlerimden süzülen yaşlar, çoğaldı yokluğuna...


Uzakta olsanda... Çoğaldı tutkularım senden yana... Yana yana canımın içi sevgilim... Bu gece düşünmedim değil intiharı, ama olmadı. Sen yanımda yoktun çünkü. Elim uzandı telefonun tuşlarına, dokunamadım... Çünkü seni zor durumda bırakamazdım sevgilim...Sesini duymak istedim, gecelerimde her dakika... İmkansızda olsan... Şiirlerimi okudum ağladım, çocuklar gibi ve seni bekledim... Aramanı sevgilim, sadece aramanı...

Sevdalı yüreğim buruk mahzun selviler gibi ve dallarım bükük... Döküldü yaprakları umutlarımın ama sen varsın hayatımda sevgilim... Sokak akşamcıları gibi sallandım hasretlerinle... Bekliyorum seni canımın içi. Kahrettim yine bu gece yokluğunun ardından... Lanet olsun bu gurbet gecelerine ve lanet olsun sensiz geçen gecelere... Seni benden ayırdılar ama bitmedi sevdalım kalbimde aşkın...

Galiba bitmeyecek, sana olan hasretlerim, özlemlerim... Bitmeyecek galiba... Seni seviyorum hey sevdalım!...

Bu gece hüzün bulutları ile geçtin gönlümden... Sen dağların ardında. Yağmurlar yağdırdın sabahlarıma ve geçtin gönlümün gökyüzünden, fırtınalar misali... Sen sılana dönen bir garip yolcu. Ben gurbette çekilen "ah" lar gibiydim. Umut sahillerinde bekledim, gelirsin diye... Umudum bitmez seni seviyorum...
Sallana sallana geçiyordu gemiler, nazlı edalarıyla... Arkasında bırakıyordu gözü yaşlı sevdalıları... Kaldırımlardaki hüzünlü sesler kulaklarımdan gitmez.. Ne bir elveda diyen oldu, yalnızlıklarıma ne de bir pencere açıldı, umutlarıma... Kadere karşı koyan virgül, seni aşk diye kalbime noktaladı. Sonra masamda içtim sevgini yudum yudum, hasretlerle... Resimlerine baktım ağladım, kahrolurcasına... Galiba bitmeyecek, sana olan hasretlerim, özlemlerim. Bitmeyecek galiba... Bitmesin aşkım...

Canım benim...

Bir sevda bu bitmeyecek, ben yaşadıkça... Yokluğunda şiirler yazacağım, bilmem gecenin kaçında. Hasret şarkıları söyleyeceğim, hüzün kokan, sen kokan. Sen bilmem hangi kentin akşamlarında, kimlerlesin... Unutulmaz saatlerde, gecelerimin hüzün yıldızısın. Bilmesen de, sen benim Canımın acıyan iç yanısın canım sevgilim... Yaşanmamış gecelerimin prensisin...
Seni bekliyorum sadece seni canımın acıyan iç yanı, canım sevgilim...


İsim:-
Değerlendirme:1
Zaman:18.06.2008, 16:34 (UTC)
Mesaj:herkese hayırlı günler ALLAHa emanet olun

İsim:adem
E-mail:adembilici68hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:17.06.2008, 08:32 (UTC)
Mesaj:Yağmur yağıyor! Hem de sağanak halinde! ..

“-utangaç suların sırdaşı oldum/ yüreğim üşüyor, ömrüm firari-” Ama sen yoksun! ..

Belki de insanların en duygusal olduğu, yalan söylemediği, sevdâlı gözlerin sislenip birer cigara yaktığı, sevginin; kitaplar arasındaki kurutulmuş güllerden kurtulup sessiz bir ceylan gibi yüreklere girdiği ve yalnızlıkların ilk karanfil yaprağında büyüdüğü, çoğu kez de hüzünle birlikte sessizlik içinde yaşanan bir andır bu...

Fakat kimsecikler farkına varmaz bile... Olsa olsa ancak şairler hatırlar yağmur kokan bir sabaha karşı camlarını açtıklarını.

Havada asılı kalmış bir bulutu, bir kuşun titreyerek uçtuğunu, gül yaprakları üzerinde tomur tomur gülümseyen şebnemleri, yalan yeminlerin şâhidi papatyaların göz yaşlarıyla ıslandığını ancak şâirler hisseder...

“Ve bütün bunlar; aşkın güzelliğiyledir! ” derler! ..

Yağmur yağıyor! Hem de sağanak hâlinde! ..

“-utangaç suların sırdaşı oldum/ yüreğim üşüyor,ömrüm firâri-” Yağıyor işte;

korkarak, yavaş sesle... Hatta bazen cesaretleniyor benim gibi, ve hışımla vuruyor camlara...

Sonra yine ürkek! İhanet edercesine... Offf serçeeee! ...

Yağmur yağıyor! Fısıltıyla, nazla... Bir eski hikayenin sonunu getirircesine... İnsanlar bilmiyor bu hikâyeyi, gökyüzü dilsiz! ..

Hava da anlaşılamamanın verdiği kahrolası hüzün... Ah şu esrik bulutlarda geçmese gözlerimden, derken...

Yağmur yağıyor işte “ömrüm firârî” makamında... “Yüreğim üşüyor..! ” Ve ben bu gecenin 25.saatlerinde “utangaç sırların sırdaşı” oluyorum cân! ..

Yağmur yağıyor diyorum, duymuyor musun? ! .. Ve sen yoksun! .. Yağmur







adem bilici
istanbul beyoğlu .

İsim:resulmete
E-mail:freedom.3xhotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:14.06.2008, 13:06 (UTC)
Mesaj:daha çok koyumuzden resımler gormek ısterız mesela yayladan resım kalıtesıne daha onem vermelısınız bırde koylulerımızı bu sıtede bulusturmalısınız kı sıte onemlı yerlere gelsın genede cok guzel soğolun ...

İsim:-
Değerlendirme:1
Zaman:13.06.2008, 21:33 (UTC)
Mesaj:aleykümselam kusura bakmayın slm almayı unuttum

İsim:-
Değerlendirme:1
Zaman:13.06.2008, 21:30 (UTC)
Mesaj:siz kimsiniz ndn tanışmak istiyosunuz

İsim:-
E-mail:banakonagiaol.com
Değerlendirme:1
Zaman:13.06.2008, 19:31 (UTC)
Mesaj:selam sevgili kardesim kimsin acaba HUSEYIN CELIK in ankete katilmasini isteyen
bana mail atarmisin tanisalim

İsim:-
Değerlendirme:1
Zaman:12.06.2008, 20:06 (UTC)
Mesaj:anketteki adaylar arasında neden HÜSEYİN ÇELİK yok daha önce vardı tekrar yazarmısınız lütfen

İsim:-
E-mail:adembilici68hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:09.06.2008, 20:41 (UTC)
Mesaj:Dağlar Kızı Selvina

Pınarların dilinden her bahar çiçeklere seslenir, kelebek kanatlarıyla süslerdi hayallerini Selvina. Güzelliklerle, özlemlerle ve umutla beslerdi yüreğini, bütün acıları, umutsuzlukları dağ yelleriyle savururdu uzak çığırlara.

Yaşamın umut çiçeğiydi dağlarda Selvina. Sabahın aydınlığı, karın lekesiz aklığıydı. Kar yağarken gökyüzüne bakıp sevinmeyi ondan öğrenmiştim, ondan öğrenmiştim acılara gülmeyi, sevinçlere ağlamayı, haksızlıklara karşı durmayı; Sevdikleri için ölmeyi gerektiğinde, yaşamı sevda bilmeyi, en umutsuz zamanlarda bile yüreğinde bir umut ışığı taşımayı ondan öğrenmiştim...

Seneler seneler eveldi. Rüzgarlar sevda türküleri söylerken her bahar dağlara, bir pınar başında tanımıştım onu. Rüzgarın dilindeki bütün türküleri beraber dinlemiştik yüreğimizin kulağıyla. Beraber ağlamıştık ayrıldığımızda iki sarmaşık çiçek gibi. Kavuşurken bütün dünya bizimle sevinirdi, ayrıldığımızda iki damla yaş olup süzülürdü hayatın uçurumlarına mutluluk. Gecelerce oturup yıldızlara sevda masalları anlatırdık, sevda türküleri yakardık çağlayanlara. Yıldızlar da ağlardı bizimle; ağladığımızda. Sevindiğimizde bizimle sevinirdi gecenin gözleri.

Koynumda ırmaklarla dolaşırken o uzak dağlarda, hayatla aramıza ölüm girdi. Alıp götürdü menekşe gözlü ceylan pınarımı. Bir nisan yağmuru gibi ıslandı gitti hayallerim. Sel sel oldum taşlara vurdum başımı. Yel yel oldum seherlere ağladım. Şimdi bir dağ yangını gibi her ellediğimde yüreğimi, anlamasamda, bir çiçek Zazaca döker yapraklarını kırlara. Zazaca ağlar menekşeler, kuşlar, ceylanlar, yıldızlar.. Bir kucak sevinç yaşamıştık beraber karlı munzur yaylalarında, dünyalar dolusu mutluluk. Şimdi gönlümde bir çağlayan gibi özlemi akıyor acılara her gece ve bir dağ yangını gibi her gün acısı birikiyor yüreğimin göllerinde.

Ey yavru bir kuş gibi düşlerimin arasından uçup gitti uçarı kız, yaşım on beş idi, yüz oldu, binyüz oldu, yaşlandım yaşamadan aşkı ve baharı. Farkında değilim şimdi, geçen günlerin, değişen mevsimlerin. Yağan karlar altında kaldı kalbim... Şimdi dağların ardında her bahar yıldızlara sevdalı bir çiçek açar, adı Selvina, rengi Selvina, kokusu Selvina; bir kız geçer rüyalarımda uzak dağların başında, bakışı selvina, yakışı Selvina, gülüşü selvina, duruşu selvina. Ya ben nasıl ağlamam ya ben nasıl!

Yüreğim kanayan bir duygu pınarı şimdi. Kurumayan ve her bahar daha da çağlayarak akan sevda denizlerine... Sen uyu dağlar kızı Selvina, canpınarım, gönülgözüm, dağçiçeğim sevdiceğim. Sen uyu o uzak yıldızların altında. Ağladığımı görme, duyma sesimi. Görürsen,duyarsan üzülürsün bu perişan halime biliyorum, Ağlarsın..... üzülürsen dayanmaz buna yüreğim.

Erişilmez uçurum diplerinde kaldı özlemlerim, yaralı ceylanlar sekiyor şimdi bakışlarımda. Tomurcuklar öksüz, serçeler dilsiz, her durakta boynu bükük bir çocuk üşüyor ve ben bu yagmurlar dolusu yalnızlığımla, bütün bulutlardan sana koşuyorum Selvina...


İsim:adem bilici
E-mail:adembilici68hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:09.06.2008, 20:40 (UTC)
Mesaj:Yağmur Çiçeğim Myra


Sen umudun sabahında dağ çiçekleri ve dağlara serilen sabah güneşi kadar güzeldin Myra. Günaydınım, gülaydınlığımdın benim.

Seninle bir rüya gibiydi hayat. Ve biz o rüyada kuşlar gibi hafiftik. Yüreğimiz gökyüzü kadar engin, bulutlar kadar beyazdı. Her gözlerimi açtığımda, her kapattığımda seni görürdüm karşımda.

Ellerimi her uzattığımda ellerini bulurdum. Bütün güzellikleri, sevinçleri yalnız sende yaşardım. Sensiz hayatın ne kadar boş, anlamsız olduğunu, sensiz kalınca öğrendim Yağmur çiçeğim Myra.

Bir gün çekip gittin, her şeyimi kaybettim. Yaşama sevincimi, direncimi, gülüşümü, mutluluğumu, yaşama dair ne varsa hepsini kaybettim, her şeyim yerle bir oldu.... Uçurum başlarında, duvar diplerinde kaldım bir başıma. Kimse aramadı beni, kimse sormadı... Tut ellerimden alıp beni yüreğine götür dağlar kızı Myra. Üşüyorum... Üşüyorum... Güneşe ulaşılmazlığı bilerek soluğunun sıcaklığına sığınmak istiyorum. Sıcak yüreğine gereksinimim var... Biliyorum benden çok uzaklarada bir yerdesin, sana ulaşmaya gücüm yok...


İsim:şahismail
E-mail:bizim köyler
Değerlendirme:6
Zaman:05.06.2008, 10:08 (UTC)
Mesaj:havası güzeldir bizim köylerin
gelde görüşelim gurbeti kardeş
senede bir kere ziyaret eyle
köyde buluşalım gurbetci kardeş

İsim:A.KESKİNOĞLU
E-mail:g_ak29hotmail.com
Değerlendirme:1
Zaman:04.06.2008, 13:29 (UTC)
Mesaj:MERHABA
Merhaba ülkemin güzel insanları
Merhaba ilçemin baharlı yarınları
Merhaba köyümün sevgi dolu yarınları
Merhaba sevgi ve dostlukla yoğrulan gönül dostları
Anlıyorum artık kimsenini uyanmaya niyeti yok.varsın olmasın kaplumbağa da kendi kabuğunda ömrünü tüketiyor.Baksanıza yine şu güzelim siteye en son benim gibi aciz bir kardeşiniz bir kaç satır yazmış.Tabi gurbeti çekmeyenler ne olduğunu bilemezler.Sanki hiç askerlik yapmadınız mı.Ankara uyuyor neyse de İstanbul a ne oldu.ses soluk çıkmıyor.Maksat muhabbet ve laf olsun diye yazıyorum kusura bakmayın.Oysa bu oluşuma gençler destek verecek diye ne kadar da çok umut bağlamıştık.Oysa görüyorum ki gençler sadece başıboş chat lerle uğraşmaya devam ediyor.Peki ne zamana kadar süreecek.Onlarda bizim yaşımıza gelince keşke demeyecekler mi.Ben keşke demiyorum çünkü vicdanen rahatım.Evlatlarım köyünü,evini barkını ve akrabalarını bilyor ve bilmeye de devam ediyolar bundan sonrası önemli değil.Biz yıllarca sıla-i rahim yaptık.Yapmayanlara havale ediyorum yapılmayanları ve üç beş kuruşluk kısır çekişmeleri.Yarın lafa gelince kimse şu da olsun bu da olsun demesin.Çünkü olacak yapılırken yanaşmayanlar lafta hafız olup ezberlediklerini aynı şekilde okumaya devam ediyorlar.
Bu arada söz,nişan ve düğün hazırlıkları yapan köylüm,akrabam ve hemşehrilerime cenabı allahtan güç kuvvet ve sabır dilerken evlenecek kardeşlerime de ömür boyu mutluluklar diliyorum.Kısmet olursa o güzel günleri de paylaşmayı dilerim.En güzel günler ve yarınlar sizlerin olsun.Gurbetteki dostunuz.

İsim:-
E-mail:adem bilici
Değerlendirme:1
Zaman:03.06.2008, 07:38 (UTC)
Mesaj:01.06.2008 HAZİRAN GÜNÜ BEYOĞLU BELEDİYESİNCE DÜZENLENEN BEYOĞLU YEREL TATLAR FESTİVALİNE GÜMÜŞHANE KELKİT BABAKONAĞI KÖYÜ DAMGASINI VURDU
KATILIMCILAR 22,DÖNEM MİLLETVEKİLİMİZ TEMEL YILMAZ KELKİT BELEDİYE BAŞKANI MUAMMER DURAN KELKİT ŞÖFÖRLER ODA BAŞKANI BEYLER KARA İL ENCÜMEN AZALARI SABAHATTİN ÇOBANOĞLU VE EMRAH AKAN AK PARTİ BEYOĞLU İLCE BAŞKANI ALİ HAYDAR YILDIZ MHP BEYOĞLU İLÇE BAŞKANI OSMAN GÜR MHP İLÇE TEŞKİLAT BAŞKANI MESUT SERTESER GÜYAD BAŞKAIN TAHSİN SÖĞÜT GÜYAD BAŞ YARDIMCISI MUSA ALBAYRAK GÜYAD ONURSAL BAŞKANI GALİP BİLİCİ MHP 4 ÜNÇÜ BÖLGE BAŞKANI ADEM BİLİCİ GEBZE CAYIROVA KELKİT BABAKONAĞI DERNEK BAŞKANI NACİ CELİK BABAKONAĞI KÖYÜ PİKNİK AGASI YAŞAR KAYAOĞLU İSTANBUL ÜLKÜOCAKLAR BAŞKANI YAR HABİB ASLAN THM SANATCISI EDİP DEMİR BEN DERNEK GENEL SEKRETERİ OLARAK KATILIMCILARA SONSUZ TESEKÜRLERİMİ SUNARIM BİRDE HER ETKİNLİĞİMİZDE BİZİ YANLIZ BIRAKMAYAN GÜMÜŞHANENİN TEK SESİ OLAN GÜNDOĞUMU OLAN GAZETEMİZE VE SAHİBİ VELİ BEYE COK COK TESEKÜRLERİMİ.

İsim:-
Değerlendirme:1
Zaman:28.05.2008, 19:02 (UTC)
Mesaj:Seni göremedim diye bu bahar,



İçimde bir türlü duygunun isyanı var.



Turnaların gökyüzünü sevdiği kadar,



Seni sevdiğimin farkında mısın?"




İsim:adem bilici
Değerlendirme:1
Zaman:23.05.2008, 13:46 (UTC)
Mesaj:Ay Gülüm


Kapımızda nöbet tutuyor ölüm




Diyecektim ki gülüm;
Mevsim hazan mevsimi, mevsim gözyaşı mevsimi... Mevsim ayrılık mevsimi. Tarifsiz bir hüznün sarmalındayız. Anlatılması zor, ifadesi güç. Fikirler tel tel, şehra şehra düşünceler, duygular buruk buruk....

Bir yanı bahardır kıyılarımızın bir yanı cehennem.

Durmadan gözyaşı dökülüyor yüreğimizin üstüne. Acıdan, ayrılıktan haritalar ekleniyor alnımızın çizgilerine...


Sararan yapraklar tutunamıyor artık dallarda gülüm! Rüzgar estikçe savrulup gidiyor her biri bir yana. Katar katar turnalar göçüp gidiyor üstümüzden...



Diyecektim ki gülüm;
mevsim hazan mevsimi, mevsim hüzün mevsimi, har düşmüş bağlara, bahçelere. Yapraklar üşüyor, yapraklar düşüyor dalından. Turna göçü gibi yapraklarında göçü başladı gülüm!...



Diyecektim ki gülüm;
mevsim hazan mevsimi, mevsim kıran mevsimi. Her taraf ölümlerle acılarla dolu. Kan gölüne döndü dünya. Dört bir tarafta barut kokuları geliyor. Her tarafta savaş, kan gözyaşı var. Her tarafta bir kaos sürüyor... Bu yüzden karalar giydik gülüm!. Utandık insanlığımızdan!.

Bacakları kopan çocukların feryatları doluyor yüreklerimize. Çığlıkları, çocukları ölen anaların. Hiç bu kadar sahipsiz, hiç bu kadar umutsuz, bu kadar çaresiz kalmamıştı yüreğimiz.



Gerçeklerle hayallerin karıştığı, rüyalar şehri

İsim:ADEM BİLİCİ
Değerlendirme:1
Zaman:15.05.2008, 13:38 (UTC)
Mesaj:Oğul tasalanma gurbet var diye
Selametle gidip gelesin oğul!
Üzülüp ağlama hasret zor diye,
Bekleyenin vardır, bilesin oğul!


Bilirim bu gurbet sana çok yeni,
Ezmesin gariplik güzel kalbini.
Ettiğim nasihat yormasın seni,
Nasihatı nimet bilesin oğul!


Her ne ister isen Mevla’dan iste,
Onu unutursan hastasın, hasta...
İhtiyaç duyarsan bir yakın dosta,
Rahmanı kalbinde bulasın oğul!


Bir olmazmış bilenlerle bilmeyen,
Var mı çalışmaktan hayır görmeyen,
Her zaman çok çalış, oku da öğren.
Bilmek kurtuluştur, bilesin oğul!


Sevildiğin yere çok gidip gelme,
Muhabbet narindir eskimez bilme,
Rastlarsan düşkünün haline gülme,
Garibin gönlünü alasın oğul!


Ne olursa olsun söyleme yalan!
Yalan, kalbindeki yılandır,yılan.
Elbet te var iken doğruyu bilen,
Hakikate yoldaş olasın oğul!


Senin olmayanı rızasız alma
Öptüğüm başını ateşe salma
Kör heves elinde oyuncak olma,
Şeytana silleyi çalasın oğul!


Asla emanete ihanet etme,
Sana verilene hainlik gütme.
Doğruyu terkedip yanlışa gitme
Hep hakkın yanında olasın oğul!


Arkadaşın dostun kıymetini bil
Dostu çok olana mevladır kefil.
Büyüğüne hürmet acizlik değil,
Hürmet et ki kıymet bulasın oğul!


Bilirim, üzmezsin seni seveni,
Mektupsuz, habersiz bırakma beni.
Allah’a emanet etmişim seni,
Dilerim ömrünce gülesin oğul!



ADEM BİLİCİ .İSTANBUL .BEYOĞLU.SÜTLÜCE



İsim:şahismail
E-mail:sah_ismail29hotmail.com
Değerlendirme:5
Zaman:15.05.2008, 10:41 (UTC)
Mesaj:selam arkadaşlar nasılsınız inşallah iyisinizdir allah herkese eağlık selamet mutluluk diliyorum şahismail bektaş allaha emanet olun

İsim:-
Değerlendirme:1
Zaman:13.05.2008, 13:38 (UTC)
Mesaj: BENİM KÖYÜM


Mehmet Ağa’nın gürültüsü,
Ahmet Ağa’nın iniltisi,
Seyfi dayı’nın gece gezintisi,
Duyulmuyor, görülmüyor,
Issız kaldı BENİM KÖYÜM

Veysel Dayının kahkahası,
Nuri Ağa’nın baston sesi,
Derviş dedenin gürlemesi,
Duyulmuyor bilinmiyor,
Issız kaldı BENİM KÖYÜM.

Seydali dayının nalbant sesi,
Habip dayının titremesi,
Köse dayının öksürük sesi,
Duyulmuyor tanınmıyor,
Issız kaldı BENİM KÖYÜM.

İshak dayının bahçe bostan sevdası,
Abdurrahman dedenin bağ bahçe sevdası,
Kara Mehmet’in tarla toprak sevdası,
Görünmüyor bilinmiyor,
Issız kaldı BENİM KÖYÜM.

Zabit dayının tütün sevdası,
Casım ağabeyin gurbet çilesi,
Süleyman dayının genç yaşında gitmesi,
Görünmüyor bilinmiyor,
Issız kaldı BENİM KÖYÜM.

Halit abinin muhtar oluşu,
Halis abinin karşı duruşu,
Deli Memmed’in destek verişi,
Görünmüyor bilinmiyor,
Issız kaldı BENİM KÖYÜM.

Halil dayının keser vuruşu,
Fahrettin abinin ustalık işi,
Şahmettin dayının seslenişi,
Duyulmuyor görünmüyor,
Issız kaldı BENİM KÖYÜM.

Ömer dayının ezan okuması,
Alay hocanın namaz kıldırması,
Ziya dayının da esas durması,
Duyulmuyor görünmüyor,
Issız kaldı BENİM KÖYÜM.

Ali çavuşun o yürüyüşü,
Hacı dayının oğluna bağırışı,
Kürt Haco’nun da kaysı satışı,
Bilinmiyor görünmüyor,
Issız kaldı BENİM KÖYÜM.

Adem çelik in hükümet gibi duruşu,
kırık hüseyinin çuval kaldırışı,
Kirvem Onbaşı dayımın güzel gülüşü,
Duyulmuyor bilinmiyor,
Issız kaldı BENİM KÖYÜM.

Abdurrahman dedemin pazarlık edişi,
Mevlüt Dayının kağnı yapışı,
Fehmi dayının İstanbul’a gidiş gelişi,
Görünmüyor bilinmiyor,
Issız kaldı BENİM KÖYÜM.

Rahmet olsun toprağında yatana,
Selam olsun köyümün tüm evladına,
Kolay gelsin el ele verip sahip çıkana,
Haydin köye gidek ıssız kalmasın,

ADEM BİLİCİ İSTANBUL .BEYOĞLU SÜTLÜCE

İsim:-
E-mail:adem bilici
Değerlendirme:1
Zaman:13.05.2008, 13:34 (UTC)
Mesaj: KÖYÜMÜZ

Otuz beş haneden duman tüterken,
Tandırından taze ekmek kokarken,
Herkes yuvasında mutlu yaşarken,
Şimdi beş haneye indi köyümüz.

Önce okuyanlar köyü terk etti,
Sonra arkasından kalanlar gitti,
Eridi sayısı tükendi bitti,
Talan oldu,vurgun yedi köyümüz.

Boş kalan evleri bir bir yıkıldı,
Asırlık ardıçlar söküp yakıldı,
Geriye kupkuru enkazı kaldı,
Deprem görmüş yere döndü köyümüz.

Merasında madımaklar biterken,
Bağlarında mor üzümler yeterken,
Erik kayısı dallarını kırarken,
Hazan vurdu çöle döndü köyümüz.

Güneş doğup sığır kahtan aşarken,
Koyun kuzu meleşerek koşarken,
Bakraçlar süt ile dolup taşarken,
Çökeliğe hasret kaldı köyümüz.

Mezarları sarı diken bürüdü,
Yüz yıllık çeşmenin suyu kurudu,
Alaca sevdası aldı yürüdü,
Baykuşlara yuva oldu köyümüz,

Salim derki gelin birlik olalım,
Ören yerlerine evler kuralım,
Baba ocağını şenlendirelim,
Çevremize örnek olsun köyümüz

İsim:-
E-mail:adem
Değerlendirme:1
Zaman:13.05.2008, 11:10 (UTC)
Mesaj:3.YEREL TATLAR FESTİVALİ -1 HAZİRAN GÜMÜŞHANELİLER GÜNÜ
• İNEBOLUNUN EN GENÇ VE EN AKTİF İKİ DERNEĞİ İNEBOLU İÇİN BİRLEŞTİ
• BEYOĞLU BELEDİYESİ TARAFINDAN HALİÇ KIYISINDA YAPILACAK OLAN 3. YEREL TATLAR FESTİVALİ RENKLİ GÖRÜNTÜLERE SAHNE OLACAK.
• Beyoğlu’nda Faaliyet Gösteren Köy Derneklerinin Katılımı İle düzenlenecek olan Festivalde, merkezi İstanbul’da bulunan GÜMÜŞHANE KELKİT BABAKONAĞI KÖYÜ DERNEĞİ temsil edecekler.
• Aynı zamanda KELKİT kaymakamlığı GÜMÜŞHANE belediyesi ve yeni Gündoğumu gazetesi de dernegimize destek vererek Derneğimizin tanıtımına katkıda bulunacaklar. Dernekler, Festival alanına kurulacak stantlarda her yörenin kültürüne uygun ne varsa sergileyerek, YEREL olan her şeylerini İstanbullulara tanıtmış olacaklar. Festivalin bir özelliği de, Türkiye’nin değişik yörelerine ait kültürlerin aynı havayı soluyarak, aynı alanda yan yana stantlarda, bir birilerinin YEREL TATLAR ını yaşayacak olmalarıdır.9 Mayıs ta başlayacak olan festival mayıs ayı boyunca devam edecek. Cuma-cumartesi ve Pazar günleri, Her derneğin kendi kültürünü sergileyeceği eğlence gecesi olacak. 1 Haziran Pazar günü yapılacak olan Gümüşhane gecesinde GÜMÜŞHANELİ sanatçıların yanı sıra,KARADENİZİN MADONNASIDA aramızda olacak babakonağı köyü folklor ekibi bu yıl yine izleyenleri mest edecek. Programın gündüz bölümünde, mahalli sanatcılar i gösteriler yapacak ve DAVUL ZURNA ekibi aralıklarla konserler verecek.
• .
• PROTOKOLÜN YERİNİ ALMASIYLA BAŞLAYACAK OLAN PROGRAMIN AKŞAM BÖLÜMÜNDE
• Protokol Konuşmaları
• Plaket Takdimi
• İkram
• Ve Sanatçıların Konserleri Yer Alacak
• PROGRAMA KATILACAK SANATÇILAR
• SANATCI KARADENİZİN . MADONNA
• DERNEK folklor ekibi
• Şair NEÇMİ ÇELİK
• ŞAH İSMAİL
• İSMAİL ÇELİK
• Ve SÜRPRİZ SANATÇILAR
• SUNUM. ADEM BİLİCİ

İsim:-
E-mail:adem
Değerlendirme:1
Zaman:12.05.2008, 05:12 (UTC)
Mesaj:Ah Be AnneM -

Ah be güzel annem,
Bilir misin ne haldeyim?
Yaman dağıldım bu aralar
Yıkıntıların arasındayım.
Bir nefes niyetine,
Gül kokulu gamzelerini
Pamuk ellerini özledim.
Anlatacak çok şeyim birikti
Şikâyetim var hayattan
Tek sensin beni bilen
Sevgiyi şartsız,
Sınırsız verenimsin.

Güzel annem benim,
Nedir memleketin hali?
Savruluyor insanlar
Vuran gidiyor, gelen vuruyor
Sıkıldım, bunaldım anne
Hani hep söylerdin ya
Kul daralmayınca Hızır yetişmez diye
Of annem of!
Gelir mi gerçekten?
Uğrar mı bizlere de Hızır?
İnşallah anne,
İnşallah.

Ah be annem,
Şöyle dizlerine uzanmayı
Saçlarımı okşamanı
Gururlu bakışlarını
Hiç yorulmayan sabrını
Seni özledim be anne,
Yalnız seni.
Bir de,
Herkesin itiraz ettiği yerde
Oğlumdur deyip
Şımartan hoşgörünü.

Annem benim,
Tatlı nazarlarını
Bilgece nasihatlerini özledim
Babamı azarlarken
Onun hınzır bıyık altı gülüşlerini
Tebessümle karşılamanı
Öylesine arıyorum ki anne
Hız kesmiyor özlemlerim
Yüreğim yanıyor, yüreğim.
Keyif almaz oldum hayattan
Dertleşmeyeli nice oldu değil mi?
Anlatamadığım ne çok derdim var bir bilsen
Az kaldı anne,
Zamanı durdurup geliyorum yanına
Hazırla sitemlerini
Yakındır hesaba çekme zamanın.

Canım annem,
Kokunu özledim
Sesindeki sevecenliği
Yüreğimi sımsıkı saran sevgini
Kısacası,
Sana hasretim be anne
Başını iki yana sallayıp
Hesap sorarken bile
İnceden gülüşünü.

Bilge annem,
Uğraş ve telaşlar yordu beni
Bunaldım,
Çıkışın yolu gözlerinden geçiyor biliyorum
Ben yetişkinim artık dediğimde
Yüz yaşına da gelsen
Gözümde büyüyemezsin oğlum derdin
Doğruymuş,
Hala çocuk gibi kucağını arıyorum
İşte bu yüzden
Kulak vermediğim haklı nasihatlerini
Bıkmadan anlatacağın saatleri
Ve,
Hiçbir yerde bulamadığım sükûnu
Özledim, özledim, özledim.

Ama en çok gözlerine bakmayı
Teessür ve hüzünle sorgulayan bakışını
Derinden özledim anne.

Çok, hem de pek çok...


Kullanıcı: babakonagikoyu
babakonagikoyu
Kapalı
Değerlendirme:1
Zaman:07.05.2008, 13:04 (UTC)
Mesaj:Yine Göresim Geldi Bizim Elleri

Güzel köyüm yeşillere bürünmüş.
Çiçek açmış kokuları sürünmüş.
Sarmaşıklar sağa sola örünmüş.
Yine göresim geldi bizim elleri.

Tarlalarda kahmut,haşhaş,yemlik bol olur.
Dereleri çoşar çeşmeleri akar kol olur.
Geçit vermez geremez, patikası yol olur.
Yine gidesim geldi bizim ellere.

Bekle havalar ısınsın gün dönsün helebi.
Tükenmek bilmez nenelerin yayla talebi.
Çok olur yaylada çiğdemi körmeni salebi.
Yine göresim geldi bizim elleri.

Sorun hele bu sene naruz toplayan oldumu.
Mantara gidenler acaba mantara doydumu.
Bu Feleğin bana ettiği peki heç oldumu.
Yine gidesim geldi bizim ellere.

Geremezin başındaki kara duman çekilmişmi
Yeni bayrak göndermişler acaba dikilmişmi
Sordunuzmu patatesler fasülyeler ekilmişmi
Yine Göresim geldi bizim elleri

Vermeye başlamışlar seveni sevdüğüne
Adem kardeş kalk gidelim seninle düğüne
Davar,sığır,körpe çobanları tutulmuş gene
Yine gidesim geldi bizim ellere

Oğul bende olan yüküde yüklesem taşa.
Terki sılamı, birdaha gelmesin başa.
Köyü dostu arkadaşı unuturmuyum haşa.
Gine göresim geldi bizim elleri.

Fanidir dünya kalmaz kimselere göçerim ben.
Abdurrahmanım su yerine bade içerim ben.
İnsan olan insandır ancak dost seçerim ben.
Gine gidesim geldi bizim ellere.

İsim:-
E-mail:adem
Değerlendirme:1
Zaman:06.05.2008, 08:39 (UTC)
Mesaj:yine yüreğini konuşturmuşsun kardeşim yüreğine sağlık cok güzel devamını bekleriz sayğılarımla adem bilici

İsim:-
Zaman:06.05.2008, 08:24 (UTC)
Mesaj:Hayal Dolu Düş Dolu.

Çıktın mı hiç geremezin başına
Bulut kayar gider peşi peşine
Doyum olmaz köyümün güneşine
Huzur verir hayal dolu düş dolu

Rabbim can verince kara toprağa
Çiçek açar dal bezenir yaprağa
Deresi akar gider kelkit ırmağına.
Bu sofrada ekmek dolu aş dolu

Alabalık suyunu alır gelir meşeden
Keklik öter arpaçukurunun dereden
Bülbül, serçe name verir neşeden
Dört bir yanı Bahçe dolu bağ dolu

Oradan varsan insen eskikadı'ya
Selam olsun mirac süleyman babaya
Gelmişken bakalım lokman hocaya
Bağrı yufka gönül gözü yaş dolu

Hasretim ben emmi bibi dayıma
Dostlarımdan vefa görmüş soyuma
Yıl olmadan çok görestim köyüme
Köyümün etrafı tarla dolu çit dolu.

Ne elimde orak nede umuzumda tırpan.
Yağlı ekmek olsun, ya bazlama ya çarpan.
Nerde yün döşeği nerede yün yorgan.
Masurayla sırınmış içi sırf elyaf dolu.

Keskinoğlu hemen ne tezde unuttun.
Sende eller gibi gurbet yolumu tuttun
Oysaki sen köyün için bir umuttun
Gezdiğin yerler toz dolu duman dolu.

Abdurrahman KESKİNOĞLU
06.05.2008 Ankara

Abdurrahman Keskinoğlu


İsim:A.KESKİNOĞLU
E-mail:g_ak29hotmail.com
Zaman:02.05.2008, 14:39 (UTC)
Mesaj:Öncelikle herkese Anakaradan Kucak dolusu Sevgi ve Selamlar.

İsim:-
E-mail:adem
Zaman:02.05.2008, 10:16 (UTC)
Mesaj:BİLMEZ ONLAR

Tekbir çekip gözyaşını dökmeyen,
Yelimizi, selimizi ne bilsin!
Şehit verip hakka boyun bükmeyen,
Alimiz’i, Velimiz’i ne bilsin!

Alışmış harama, kızarmaz yüzü!
Alemin malında doymuyor gözü!
Tarzanca konuşur,bilinmez sözü!
İlimizi, dilimizi ne bilsin!

Mahremini şöhret için açanlar,
Çobanı görünce koça kaçanlar,
Orda, burda popülizim saçanlar,
Elimizi, telimizi ne bilsin!

Arı kovanında baldaki karga,
Fincanın içinde faldaki karga,
Gönül bahçesinde daldaki karga
Çalımızı, dalımızı ne bilsin!

Elinde İncil’i, takkesin takmış.
Yüce Peygamber’e şaş gözle bakmış.
İslam’ı horlamış mumları yakmış.
Yolumuzu, kolumuzu ne bilsin!

Pamukyan’ım diye yayılmış ünü.
Tarihi suçlamış unutmuş dünü.
Ermeni gölünde yüzer kış günü.
Alımızı, salımızı ne bilsin!

Yetimin hakkını bilerek yiyen,
Yılanın başına dayımsın diyen,
Mecliste yallanıp dağlara siyen,
Ölümüzü, gülümüzü,ne bilsin!

Ramazan’ım der ki hızlandı tren.
Bozkurdu görünce çoğaldı üren.
Örtülü bacıma kin yağın süren,
Ulumuzu, kulumuzu ne bilsin!

İsim:Adem BİLİCİ
Zaman:01.05.2008, 13:18 (UTC)
Mesaj:Usta

Ellerinden degil ayaklarindan öpüyorum
Sebebim ustam koca babam
Sana yaziyorum ey gidi ihtiyar
Ellerinden degil ayaklarindan öpüyorum

Köylüydün belki ama onurlu mamur
Bilirdin bir çok seyi bir çok bilenden
Sicaklar altinda orak sallayan
Günesten kavrulan teni bilirdin
Kendini bilirdin kendini

Onalti yasindaydim
Bir gün türkiye taniyacak diyordum beni
Rençperiydim vahsi ve çilgin safliklarin
Gülerdim benden ileri ve geri olanlara
Dengesiydim her ikisinin
Çocuksu, saf, masum gülerdim
Birazda erkekçe
Onalti yasindaydim

Kirildim belki defalarca bil ki egilmedim
Utanmadim ruhuma çizilen resmin yirtilisindan
Bir gül daliydim koparilan
Çelik bir kol
Her firsatta kasirgalasan yellerinde
Yerlerinde yeller eser diyebilecek kadar büyümüstüm
Kirildim belki defalarca bil ki egilmedim.

Bu ezan hangi selaya çikar baba
Nefesim aciyor.
Sözlerim gözde kaldi artik
Kaslarim sual.
Duymasin güzellerin gülü can birazdan gidecegimi
Birikmesin gözlerinde intihar yüklü bulutlar
Ben de yolculuk telasi var.
Bu ezan hangi selaya çikar baba.

Vurgun yedim baba vurgun
Oltu tasi tesbihim , tütün tabakam ve siyah çakmagim sahit
Bir de yüregime çizdigin resmin vardi yanimda
Üç damla kan düstü geceye
Üç damla baldiran zehri
Vurgun yedim baba vurgun

Ben böyle düsünmüyordum ölmeyi baba
Altindan azgin sularin geçtigi demir köprüde olacaktim
Rakipte olacakti
Ikimizin elinde iki 14lü ve gece
Birbirimize sikarak kosacaktik birbirimize
Yildizlar yagacakti üzerime
Beni sabaha götüren.
Ben böyle düsünmüyordum ölmeyi baba.

Bir gece düsüme giren ihtiyar adam
"murad olsun söyleyim ogul" dedi
Zafer nerde gizlidir dedim
Ömrüne ömür can güzelin yüreginde
Peki günes nerede saklanir dedim
"yavuzun atinin ak yelesindeki sirdir ogul" dedi
Bir gece düsüme giren ihtiyar adam.

Burda insanlarin yalniz agzi var
Siyah beyaz bir fotografin içindeyim muzdarip
Düsüncelerim kursuna dizildi sabaha karsi
Esselatu hayrun minen nevm derken ezanlar
Açildi sonsuza giden yol
Burda insanlarin yalniz agzi var.

Ne açti yüregini güzellerin gülü can
Ne de beyaz atin yelesindeki sira erdim
Ve buyur eyledi ötelerden o ihtiyar adam
Hos geldin oglum osman hos geldin
Ne açti yüregini güzellerin gülü can
Ne de beyaz atin yelesindeki sira erdim

Adem BİLİCİ İSTANBUL SÜTLÜCE.

İsim:Timur ŞAhin
E-mail:timursahingmail.com
Zaman:29.04.2008, 10:20 (UTC)
Mesaj:Merhaba sevgili hemşehrilerim.

Köy ve Dernekler için geliştirmiş olduğumuz Köy-Dernek Sitesi tasarımımız vardır. İncelemek için www.koyderneksitesi.com , www.giyad.org
Ayrıca Ak - Karınca Profesyonel Dernek Programı ile de derneklerin üye takiplerini her türlü bilgi açısından en iyi şekilde sağlayabilirsiniz.

Demo Kullanıcı Şifresi: 12345
Yeni Kurulum: http://www.akkarinca.com/Download/dernekkur.exe

Bu sistemlerle ilgilenen arkadaşlarımız varsa timursahin@gmail.com adresinden benimle irtibata geçebilirler.

İsim:adem
Zaman:27.04.2008, 07:55 (UTC)
Mesaj:Ayyüzlüm nerdesin?

Neredesin ey gönlümün dermanı neredesin?

Sen, susayıp da içemediğim su, vuslatı isteyip de gurbeti yudumladığımsın

Bağırmak istediğim zaman fısıltıyla çıkan feryadımsın sen benim

Göğsüm yanarken alıp avuçlarımda öptüğümsün benim

Ey Yar, ey Yaradanın yâri; Habibi ne olur, bana da Mus'ab'a seslendiğin gibi seslenir misin?

Sensizliğinle yanan gönlüme su serpmesi için el açtım Yaradan'a,

Hıçkırıklarımı tutamadım; tutmak istemedim

Gel dedim, defalarca: "Gel gel ne olursun bir kerecik gel..."

Ama Sen gelmedin, gelip kalbimde gittikçe büyüyen Sensizlik yarasını, acısını dindirmedin

Ama yine de ben, hep aynı yerdeyim: Seccademde...

Yine varedene el açıp seni isteyeceğim layık olmasam da...

Sevgili! Acaba bu daveti kabul eder misin?

İşte, Sana geliyorum ey Nebi; ayaklarına kapanmaya, yalvarmaya geliyorum

Vahşinin Seni gizliden gizliye gördüğü gibi de olsa, yeter ki Seni göreyim diye geliyorum.

O temiz berrak yüzüne bir defalık da olsa bakabileyim diye geliyorum

Ama biz, ne Vahşiyiz ne de Mus'ab...

Sadece Sana dilenmeye gelen meçhul, Sensizliğinde Sensiz kalacak dilencileriniz biz

Ey kapına gelenleri kovmayan Sevgili! Sana ömür boyu dilenmek isteyen bu biçareleri de kapında kabul eder misin?

Kalblerimize, Sensizlikte ilaç olması için gül kokunu sürer misin?..

İsim:adembilici68@hotmail.com
E-mail:adembilici68hotmail.com
Zaman:26.04.2008, 12:33 (UTC)
Mesaj:Sensizlik içimde büyüttüğüm zehirli ok… Takvimlerden düşen yaprak ve ömrümden çalınan her gün… Ardına bakmadan gittin ya, dönmezsin bilirim… Saçıma düşen her ak, yüreğime düşen hicran ve ayrılıklardan geriye kalan...

Yâr'dan geldiyse eğer ferman, çektiğim acılar, kapanmayan yaralar, bağrıma taş bastıran hasret ve vuslatı olmayan gurbet, başım gözüm üstüne...

Suskunluğum yüreğimin feryadı ve dilimden düşüremediğim sözcükler hapis.
Ne çabuk bittik daha başladık bile diyemeden. Kim derdi ki bir gün adın adıma, gönlün gönlüme yabancı bakacak…

Kuru ayazda kalmış gelincik çiçeğim...

Söyle hangi gözyaşları yıkadı yüreğini.. Hangi sitem delip geçti yıkılmaz sandığın gururunu.. Oysa biz gülen olacaktık değil mi? Sevgi sarmaşıkları dolayacaktık gönüllere, umutlar ekecektik yeryüzüne ve adına özgürlük diyecektik bahçemize ektiğimiz beyaz karanfillere…

Bende her mevsim artık sonbahar, adını anmaya takatim yok... Kırgınlığım arşa değdi değeli, güller boynunu büktü, kente gece uyanmanın verdiği öfke kapladı semaları, karanlık yağıyor körpe sevgilerin üzerine…

Soru işaretleri kayıp, bir tek nokta kaldı gittiğin günden beri...

Sebep sormuyorum artık...
Dönmeyeceksin biliyorum...

Nefretim kol geziyor,
öfkemin dizginleri kimin ellerinde?
Ben kaybettim,
merhamet var mı sizin ellerde?


İsim:ADEM BİLİCİ
Zaman:25.04.2008, 13:49 (UTC)
Mesaj:Ay Yüzlü Meleğim


İNCİ
Niye değiyor yüreğin yüreğime bu kadar
Niye acılarımız böyle hoş sohbet
dalar yaşamın sokaklarına
Nedir acımın açlığını yıkayan
gülüşündeki tok temizlik
Niye içimin en uzak kıyılarından gelen ezgileri yakalar
bakışının mızrabı
ülkem kadar yeşiller güzelisin
yeşerirsin
hasretini büyüten yürek toprağımda
Niyesi nesi
Doğrusunu istersen pek umurumda değil artık
Bu yırtık
Bu arsız yabancılaşmanın
keşfedilmedik doruğu kalmamışken
dibe vurmuşken
arayışların şaha kalkmışlığı
midyemsin
içimdeki okyanus derinliklerinin
yosunlarına arkadaş
dalgalarımın vurmaktan usanmadığı
kayalıkların siyahiliğine inat.
Çocukluğumu saklayan midyemsin
beyazlığını
mavi bir elin güzelliğine
tılsımını
yalın
insan yüreklerin heyecanlarına bağışlayacak
incimsin
bundan mı dersin
küflü sözlüklerin tanımlarına isyan
bir tanışıklığımız varken
seni her gördüğümde
huzur okşar taşkın denizimin kıyılarını
midyemsin
incim sen de bilesin
midyemdesin
incimsin
incitmeyesin saçarken tılsımını
in cin top oynamaz kıyılarımda
elini gözünü
yüreğinden gayri
acıkan her bişesini açmış müminler
müridler,
militanlar
‘iyi’ler
‘kötü’ler
‘Kurucular’
‘Korucular’
ha bir de ‘yasa koyucular’ var
elleri kanlı
vicdanları kendi kendilerine çarmıhlı
cinsiyetsizdir çoğu
Çıkardır kimlikleri
‘erdemleri’
ne bileyim ya
işte her bişileri
ve açlar
doyurulamaz kadar açlar
kabuğunda bıçak oynatmaya gelmişler
incim(n) i isterler
mavi ellere layık bulmazlar beyazlığını
illa seninle çakacak çarmıhını
ellerindeki kanı
ispiyonlayan incin(m) i
susturacak
kabuğunda bıçak oynatmaya gelecekler incim
incinirim
çünkü o zaman in cin top oynayacak
üç maymun utanacak
çünkü artık var bir bedeli
birbirimizin acısına yas tutmanın
bu yüzden kimse ne kırılan midyenin
ne içindeki incinin yasını tutacak
içini kemiren sorularından zaman bulamayacak
‘bu bıçak beni ne zaman bulacak!
bu bıçak beni ne zaman bulacak! ’
Ve bıçak bulmadan onu
o bıçağı bulacak
kabuğu açacak
incisini sunacak
İncimsin
bilesin ki
bıçak seni buldu
kana bulanmış da olsa mavi ellerle ilgili hayalin
incimsin
hala gülüşün tok temiz
içimdeki okyanus
yosun
aciz
ama asla değil incisiz
incimsin
bıçak buldu seni
şimdi esirsin
yine de incimsin
bir selamında
bir gülüşünde
yeni inciler düşer
okyanusumun rahmine
incimsin
bilesin




İsim:-
E-mail:ademmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm
Zaman:25.04.2008, 12:29 (UTC)
Mesaj:Sevgi İle...

Şimdi daha iyi anlıyorum ruhunun derinliklerinden yüzüme vuran öksüzlüğünü.. İçimizdeki karanlıkta ellerimizle yoklaya yoklaya tanıdığımız hayatın bizi yeniden var edişini, her geçen gün anlam kazanan ruhumuzun hoyratlığımızla körelişini...

Görüyorum ayrılık pusuya yatmış sevgili.. İçimde açılan boşluğun bana verdiği acıyı, yabancılaşan bakışlarında tükenen beni anlatabilseydim sana, gitmemen adına bu denli yalvarır mıydım sevgili.. Kararlılığında ezilir yüreğim, intiharın eşiğinde kendinden geçmiş ruhumun içini gıcıklayan çığlığıyla belki yeniden seversin umuduna sımsıkı bağlanışım bundandır sevgili...

İlk defa bakamıyorum gözlerine.. İçimde korkak bir çocuğun tecrübesiz yaklaşımıyla dudaklarını okuyorum yalnızca.. Her kelimende bin defa ölüp suskunluğunda avuntular yaratıyorum kendime.. Uzaklaşıyor sesin sevgili... Karşımda duran bedenine inatla uzaklaşıyor.. Bir kez daha yüzümde patlıyor bu aşkın hazin kaderi.. Silkelenip uyanmak istedikçe bu kabustan, gerçeğin kucağında buluyorum kendimi...

Nasıl başlamıştı bu hikaye.. Ya da nasıl kaptırmıştık kendimizi habersizce.. Umarsızca yaşıyorken birbirimizi, neydi bir anda birbirimizi tanınmaz kılan.. Hatırlıyorum bana ilk merhaba deyişini ve o merhabanın ardından değişen kaderimizi.. Soluğunu duyuyorum sevgili, beni ilk öptüğünde hızlanan soluğunu.. Teninde kaybolan gençliğimin bir kadın edasıyla yeniden varoluşunu, kadının oluşumu.. Utançla karışık bir gururun ruhumu okşayışını anımsıyorum, ne kadar coşkuluyduk hayata... Başıboş düşler kurar, sabırsızca gerçekleştirmeye çabalardık.. Günleri kovalardık yeni umutlarla.. Sensiz geçmek bilmeyen zaman, seninle nasıl da tükenirdi..

Aldığın çiçekler çoktan soldu sevgili.. Yüzümde çizgilerin var, saçlarımda da gölgen.. Ne zaman aynaya baksam yorgun yüzümde seni buluyorum.. Kalbimde bir sızı boğazımı düğümlüyor..

Yanımdasın sevgili, bana uzak düşen yakınımda.. Bilmediğim kararsızlıklar içinde pişmanlıklardasın... Bana ait olmayan başka bir hayatta kavgalardasın.. İzmariti dudağını yakan sigaranın o son dumanındasın.. Kulağımı çınlatan sessizliğinde kaderimizin bizi nereye sürüklediğini düşünüyorum.. İçinde bulunduğumuz bu son'un ne zaman son bulacağını anlamaya çalışmak, bizi bekleyen ayrılığa daha bir düşman ediyor beni..

Ellerimi tutuyorsun sevgili...
Ellerin titriyor..
Sarıyorsun beni, kalbin çok hızlı atıyor sevgili...
Gözlerin gözlerimde..


İsim:adem
Zaman:25.04.2008, 10:56 (UTC)
Mesaj:Nereye sürüklendiğini bilmeyen yaprak gibiyim
Sıgındım Sana...
Eger rüzgar bitene dek tutmayı basarabılırsen beni
Kuruyana Dek Elindeyim..


İsim:-
Zaman:25.04.2008, 06:25 (UTC)
Mesaj:Elimi TuTmasını ßilenin Yüreğini Taşırım...

İsim:adem
E-mail:adembilici68hotmail.com
Zaman:25.04.2008, 05:26 (UTC)
Mesaj:• Cuma'nız mübarek olsun...

--------------------------------------------------- ------------------------------

Allahü teâlâ, Cuma sûresi sonundaki âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki, (Ey îmân etmekle şereflenen kullarım! Cuma günü, öğle ezânı okunduğu vakit hutbe dinlemek ve Cuma namazı kılmak için camie koşunuz! Alışverişi bırakınız! Cuma namazı ve hutbe, siz e başka işlerinizden daha faydalıdır. Cuma namazını kıldıktan sonra, camiden çıkar, dünya işlerinizi yapmak için dağılabilirsiniz. Allahü teâlâdan rızık bekleyerek çalışırsınız. Allahü teâlâyı çok hâtırlayınız ki, kurtulabilesiniz!)

selamun aleyküm kardeşler cumanız mübarek olsun herkese hayırlar getirsin duasıyla ALLAH'a emanet olun.

ADEM BİLİCİ TEL 0535 227 83 09 ARARMISIN.

İsim:kelkitliprenses
E-mail:kelkitliprenses_hotmail.com
Zaman:24.04.2008, 20:02 (UTC)
Mesaj:ne ağlayacak kadar günahkarım ne göklere çıkabilecek kadar masum ne seni kaybedecek kadar cesurum,nede seni kazanacak kadar güçlüyüm.ben herşeyi kaybetmeye razıyım ama ailemi asla sizi ve köyümü çok seviyorum canım ailem

İsim:-
Zaman:24.04.2008, 19:30 (UTC)
Mesaj:ısrar etmiceğinizi söylemiştiniz lütfen söylemek istemiyorum adem abi herkese iyi geceler ALLAH a emanenet olun

İsim:adem
Zaman:24.04.2008, 13:26 (UTC)
Mesaj:Hiç tahmin etmezdim bu kadar acı çekeceğimi beni bırakıp gittiğini.Hep kaçmıştım çünkü, çünkü hep sensizdi gelecek planlarım.Kırılmaktan korktuğum için katmıyordum seni geleceğimin hiçbir yerine..

İsim:adem
E-mail:adembilici68hotmail.com
Zaman:24.04.2008, 10:11 (UTC)
Mesaj:halen kimlerden olduğunu söylemiyecekmisin benim hemserim benim canım benim kanım bu kadar inan olamaz lüften isminizi bağışlayın

İsim:-
Zaman:24.04.2008, 10:08 (UTC)
Mesaj:herkese günaydın

İsim:ADEM BİLİCİ
E-mail:adembilici68hotmail.com
Zaman:24.04.2008, 05:40 (UTC)
Mesaj:Alev Alsın Aşkımız

En büyük arzum idi seni haktan dileğim,
Gamzeler düşmüş yere nazar mı var meleğim?
Ömrümün iksirisin sen gül ki ben güleyim.
……….Güldüğünde yüzünde narçiçeği açmalı,
……….Dokunan seher yeli kokusunu saçmalı.

O mahzun bakışların yakışmıyor gözüne,
Hangi can dayanır ki sevdiğinde hüzün’e?
Yüreğinden dökülüp gül damlasın yüzüne.
……….Güldüğünde yüzünde narçiçeği açmalı,
……….Çiçekler arasında kelebekler uçmalı.

Çöllerin ortasından zemzem gibi akardın,
Ağustosta gönlüme yağan bembeyaz kardın,
Zemheride kor gibi dokununca yakardın.
……….Güldüğünde yüzünde narçiçeği açmalı,
……….Bala susamış bu can nektarını içmeli.

Alev alsın aşkımız bulutlarla ıslansın,
Büyüsün sürgünleri yıldızlara yaslansın,
Sevdamızın izine her mevsimde rastlansın.
……….Güldüğünde yüzünde narçiçeği açmalı,
……….Bakıp yıldız falına nazar senden kaçmalı.

Adem Bilici

İsim:adem
E-mail:adembilici68hotmail.com
Zaman:22.04.2008, 19:07 (UTC)
Mesaj:Daha üstelemiyorum bu kadar rica etmemize ragmen siz gerek görmediniz fşkrinize sayğılıyım ALLAH yardımcın oldun emiçe sayğılarımızla ADEM BİLİCİ

İsim:-
Zaman:22.04.2008, 15:15 (UTC)
Mesaj:çok büyük bi yanlış anlama oldu kusura bakmayın adem abi karıştırmışım

İsim:-
Zaman:22.04.2008, 14:32 (UTC)
Mesaj:siz benim akrabamsınız halanız aminenin torunuyum desem siz ne söylersiniz amca ellerinizden öpüyorum

İsim:adem
E-mail:adembilici68hotmail.com
Zaman:22.04.2008, 14:00 (UTC)
Mesaj:bak abim dinle babam mehmet biliciannem gülseren bilici biz 4 kardeşiz istanbulda istanbulda oturuyorum evliyim eşimin ismi meryem şu deyirmenci kotan amca vardı hani köye girerken mezarlık var yaonun yanında değirmenleri var ben onun kızın aldım ben 40 yaşımdayım 3 kızım var merve 16 hilal 13 ülkü 4 yaşındalütfrn sizde söylerseniz mutlu oluruz sayğılarımla dost

İsim:-
Zaman:22.04.2008, 13:28 (UTC)
Mesaj:şiir çok güzelmiş niye yalan söylimki ama sadece söylemek istemiyorum ya siz kimlerdensiniz adem abi kusura bakma lütfen ama söylememek daha doğru olur diye düşünüyorum ALLAH a emanet olun hayırlı günler

İsim:adem bilici
E-mail:adembilici68hotmail.com
Zaman:22.04.2008, 13:21 (UTC)
Mesaj:Dur Gardaş!

Bir selam ver geç dostuna,
Yabancı degilsin,bizim eldensin,
Endamın gururun bize benziyor.
Yiğidin harman olduğu yerdensin!

Tılısbıklısın gardaş tanıdım seni,
Nerdensin söyle gardaş hangi köydensin
Gardaş, sen kelkitin neresindensin?

Demirim,çeliğim sana emanet,
Yiğitlik var sende etmezsin minnet,
Çalışkan, hatırnas,hem dost hemde mert,
Gardaş, sen kelkitin neresindensin?

Sütpaharının berrak suyundan mısın,
Selçuk’ların asil soyundan mısın,
Yoksa üç beldenin birinden misin,
Gardaş, sen kara gildenmisin kimlerdensin

Nam’ın duyurmuşsun dünya alemde,
sen köyümün neresindensin
Adem bilici yayla yolunda,
Gardaş, sen kimlerdensin kimin neyisin

geremezi var yaylası var yiğidi var
Yiğit gardaş mert davranın dostuna,
Sahip çıkan hemşerine nesline,
Gardaş, sen Biliciler denmisin

Geremez yaylasının zirvesinden mi,
Kazan gölü’nün çevresinden mi,
kotanların çehresinden mi,
Gardaş, sen çelik”ler denmisin

Asil soylu güzel huylu hemşerim,
Kazangölünden ’den su içmişe benziyor,
Sultanlar diyarına gönül verin yürekten,
Gardaş, sen keskinlerden misin


Kelkit vadisinin güzel yerinden,
Sessiz durup yükselirsin yerinden,
Babakonağı köyünün ’ın yiğit bekçilerinden ,
Gardaş, sen kimlerdensin

Gönül gözüyle dünyayı gören,
İnsanlığa örnek olan yön veren,
HAYIR EFENDİNİN doğduğu yerden,
Gardaş, sen yoksa Akgünlerdenmisin?

Hoş geldin hemşerim dost kervanına,
ABDURAHMANI ADEMİ aldın yanına,
Göğsüm kabarıyor güzel adına,
Gardaş, sen kimlerdensin
Adem BİLİCİ KELKEİT BABKONAĞI KÖYÜ
siteme eklemeyi unutma gardaşım

İsim:A.KESKİNOĞLU
E-mail:g_ak29hotmail.com
Zaman:22.04.2008, 12:40 (UTC)
Mesaj:Sen Söyleme İsmini.

Siz söylemesenizde ismini.
Ben bulurum senin cismini.
Sülalen belli buluruz ismini.
Yoksa sen İbrahim Çavuşgildenmisin.

Bak adem kardeşide meraklandırdın.
Zaten bende çok merak uyandırdın.
Keskin deyip bizimi kandırdın.
Yoksa sen hacuyavupgildenmisin.

Aslında ben çok merak etmedim.
Sadece yeğenimi tanımak istedim.
Babanıda mutlak tanımak isterdim.
Yoksa sen gayagildenmisin.

Adem beni bende ademi tanırım.
Ademin soyu sopu belli bilirim.
Vehbi koç derler babasına sanırım.
Yoksa sen kıtangillerdenmisin.

Bu keskinlerde amma galabalık.
Köyümüzün ünlendiren alabalık. Bilici,Köse,kaya,akbaba,çelik.
yoksa sen seydiefendigildenmisin.

Belli oluyor bak soylu soplusun.
Güzel konuşuyorsun derli toplusun.
Köyümüzü hepinizi allah korusun.
De hele söyle sen kimin torunusun.

Öncelikle keskinoğlu sever yazmayı
Ne olursa olsun beceremez kızmayı.
Çok sever eğlenceyi gezip tozmayı.
Tanıdım seni vallah sen bizdensin.


   
Kelkit Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol